İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Virginia Üniversitesi Hukuk Öğrencileri Baromuzu Ziyaret Etti

Virginia Üniversitesi’nde hukuk alanında lisans eğitimi gören bir gurup öğrenci “Semester At Sea” programı kapsamında 21 Temmuz 2009 Salı günü saat 15.00 – 18.00 arasında İstanbul Barosunu ziyaret etti.

Virginia Üniversitesi Hukuk Öğrencileri Baromuzu Ziyaret Etti

Virginia Üniversitesi’nde hukuk alanında lisans eğitimi gören bir gurup öğrenci “Semester At Sea” programı kapsamında 21 Temmuz 2009 Salı günü saat 15.00 – 18.00 arasında İstanbul Barosunu ziyaret etti.

Orhan Apaydın Konferans Salonundaki toplantıya katılan öğrencilere, İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezinin çalışmaları ve Türk Medeni Kanunu Aile Hukuku, 4320 sayılı yasa çerçevesinde Türk Hukukunda kadına karşı şiddete karşı alınan tedbirler konusunda bilgi verildi ve iki ülkenin aile hukuku alanında karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.

Toplantıda Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, misafir hukuk öğrencilerine; Türk kadınlarının 1926 da Atatürk’ün önderliğinde Medeni kanun ile seçme seçilme haklarına eriştiğini, 1930 belediye seçimlerine girmeye, 1934 te milletvekili seçilme hakkı kazandıklarını, kadın erkek eşitliğinin Cumhuriyetin temelleri ile birlikte kanunlar nezdinde korunduğunu, İstanbul Barosunun da kadın haklarının etkin şekilde korunmasını amaçlayarak Kadın
Hakları konusunda merkez çatısı altında çalışmalar yaptığını, Kadın Hakları Merkezinde ihtiyaç sahibi, ekonomik yönden zayıf kadınlara ücretsiz avukatlık hizmeti verildiğini, bu nedenle 2000 yılında İstanbul Barosu çatısı altında uygulama merkezi kurulduğunu, adli yardım bürosunda ücretsiz danışmanlık hizmeti verildiğini, İstanbul’da dört merkezde kadınların erişebileceği bürolar olduğunu, gecekondu bölgelerinde, kahvehanelerde halkı bilinçlendirmek için toplantılar
düzenlediklerini, kadın haklarına ilişkin kitaplar hazırlayıp toplantılarda bu kitapları dağıttıklarını, son olarak belediyeler nezdinde kurulan sığınma evlerinin yaygınlaşması için İstanbul’daki ilçe belediyeleri ele tek tek görüşüldüğünü, basın açıklamaları yapıldığını, Türkiye’de kadınları sünnet ediyorlar diyen Avrupa Parlementosu üyesinin sözleri üzerine, Türkiye’de asla kadına sünnet uygulamasının yapılmadığının yurt dışındaki basına ve barolara da bildirildiğini söyledi.

Türkiye’de avukatların % 30’unun kadın olduğunu, avukatların çoğunluğunu gençlerin oluşturduğunu, mahkemelerde kadın hakimlerin ¼ oranında olduğunu ve öğretim üyeliğinde de bu oranın % 38 olduğunu belirten Tuskan, 2002 tarihinde Medeni Kanun’un değiştiğini, eskiden erkeğin reis olduğu aile hukukunda, kanunda yapılan değişiklikle artık eşitliğin sağlandığını, kadına karşı şiddetin Türkiye’de de bulunduğunu, bunun ülkesel değil bir insanlık sorunu olduğunu, ülkemizde de yaşandığını, Türkiye’de yaşanan şiddette başlıca unsurun etnik köken ve aşiret kurallarına dayandığını, kadına karşı şiddetin yoğunluk olarak güneydoğuda daha sık görüldüğünü, Türkiye’nin 1991 tarihli BM Şiddetin Önlenmesine İlişkin
Bildirgeyi imzaladıklarını, ABD’nin ise imzalamadığını, Tübakkom kapsamında Türkiye Barolar Birliği ile de ülke çapında Kadın Hakları Merkezi’nin birlikte çalıştığını ifade ederek, Türk Medeni Kanunu çerçevesinde aile hukukumuza ilişkin bilgiler verdi.

Konuşmacı olarak toplantıya katılan Aile Mahkemesi Hakimi İzzet Doğan, Kadına karşı şiddetin 4320 sayılı kanun kapsamında önlenmeye çalışıldığını, Şiddetin sadece fiziksel değil, duygusal, ekonomik ve psikolojik olarak da algılandığını, kararlarında yatağını ayıran erkeğin porno film izlemesini cinsel şiddet olarak kabul ettiğini, eşine şiddet gösteren erkeğin gazetenin 3. sayfa haberlerinde, kadına karşı şiddet haberlerini kesmesine ve masaya bırakmasını psikolojik şiddet olarak kabul ettiğini, Türkiye’de yaşanan töre cinayetlerinin tüm dünyada yaşandığını ve bir insanlık sorunu olduğunu, Türkiye’nin diğer İslam ülkelerine benzemediğini, Türkiye’nin tek demokratik ve laik müslüman ülke olduğunu ifade etti.

Dinleyici olarak toplantıya katılan Profesör James W. Paulsen de istek üzerine yaptığı konuşmada, Türk kadınlarının Atatürk ile 1926 da kadın erkek eşitliğine ilişkin haklara kavuştuğunu, Türkiye’de laikliğin son derece oturduğunu, aile hukukunda sistem ve işleyişin profesyonel olduğunu, Türkiye’de farklı etnik gurupların olduğunu, bu nedenle şiddet olaylarının ülkenin bir bölümünde yaygın olduğunun görüldüğünü söyledi.

Profesör Paulsen, OPUZ kararının ABD’de çok dikkate alındığını, Federal Mahkemede kadına karşı şiddet hususunda incelenen bir davada bu kararın emsal alınması hususunda görüş bildirildiğini, ancak yabancı basında Türk yetkililerinin bu kararı ciddiye almadıklarını duyduğunu ve bu konuda üzüldüklerini belirtti.

Soru – cevap bölümünde ise bir Virginia Üniversitesi öğrencisi tarafından sorulan ; Türk kadını kamusal alanda baş örtüsü takabiliyor mu? sorusu üzerine Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, bu konuda AİHM, AYM, Yargıtay ve Danıştay’ın kararları bulunduğunu, kamusal alanda buna izin verilmediğini, ülkemizde bazı bölgelerde baş örtüsünün baskı sonucunda takıldığını, ülkemizde avukatların adliyelerde başlarının açık olduğunu belirtti.

Galeri

Kategori:Haberler