İstanbul Barosu Baro Dergisi Eylül Ekim Sayısı
342 İSTANBUL BAROSU DERGİSİ • Cilt: 95 • Sayı: 5 • Yıl: 2021 na külli halefler yani mirasçılar da dahil olduğundan, mirasçıların külli halef sıfatıyla senede karşı dava açmaları halinde, iddialarını ancak se- netle (yazılı delille) ispat edebilirler. Ancak, mirasçılar külli halef sıfatıyla değil de sadece kendi haklarına dayanarak dava açarlarsa, senede karşı olan iddialarını senet (kesin delil) ile ispat etmek zorunda olmayıp, ta- nıkla ispat edebilirler (HGK 21.04.1978, 13-3608/338, HGK 12.04.1985, 4-558/317)'' şeklinde karar verilmiştir. Her ne kadar Yüksek Yargıtay 19.Hukuk Dairesince ''senede karşı yine ispat senetle olur, açıkça muvafakat edilmedikçe tanık dinlenemez. Ayrıca senet nakden düzenlenmiş olup, borcun ihtas nedeni değiştirilmemiştir. Kambiyo hukukunun temel prensiplerine göre uyuşmazlığın yazılı delil ile kanıtlanması gerekir.'' şeklindeki gerekçeye istinaden mahkememiz hük- mü bozulmuş ise de izah edilen daire kararı da nazara alındığında senede karşı senetle ispat kuralı davanın tarafları ve tarafların halefleri açısından da geçerli ise de huzurdaki davada mirasçılar halefiyete istinaden dava açmayıp kendi haklarına istinaden dava açtıklarından senede karşı se- netle ispat kuralı huzurdaki davada uygulanmaz. Ayrıca dava muvazaaya dayalı senet iptali ve menfi tespit olup, muvazaa her türlü delille kanıtla- nabilir ve tanık dinlenmesi mümkündür,…” gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. II. UYUŞMAZLIK 11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; bedelsizlik ve muvazaa iddiasıyla açılan bonodan dolayı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin eldeki davada, mahkemece tanık dinlenilmesi suretiyle hüküm kurulmasının isabetli olup olmadığı noktasında toplan- maktadır. III. GEREKÇE 12. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konu ile ilgili kavramlar ile yasal mevzuatın irdelenmesinde yarar bulunmaktadır. 13. Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı (Kuru-El Ki- tabı), İstanbul 2013, s. 346). 14. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadı- ğını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk da- vası olarak açılır.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MjU2ODA=