HABERLER
  • Son Güncelleme : 28.07.2022 09:09
  • Haber Giriş : 26.07.2022 18:22
  • Etkinlik : 26.07.2022

Çocuk İstismarında Gizlilik İlkesi ve Özel Hayatının Korunması Yükümlülüğü

Çocuk istismar ve ihmalinin önlenmesi, çocuğun özel hayatının korunması, kimliğinin deşifre edilmemesini de gerektirir.

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Aşkın TOPUZOĞLU, GİZLİLİK ilkesinin, gerek yasal düzenlemeler, gerekse de BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin, çocuğun üstün yararının gözetilmesinde en temel koşul olduğunu belirtti.

Basın Kanunun 21.Maddesinde suç mağduru veya faili çocukların kimliklerini açıklayacak veya tanınmalarına yol açacak şekilde yayın yapılmasının yasak olduğunu hatırlatan Av. TOPUZOĞLU, “Bursa‘da gerçekleşen çocuk istismarı ile ilgili olayda, basın ve ilgililer bu konuda gerekli duyarlılığı göstermemiş ve çocuğun ikincil mağduriyetine sebebiyet vermişlerdir” dedi.

Bu nedenle çocuklarla ilgili olarak:

Çocuğun  ev adresi, mahallesi, okulu, arkadaşları ve akrabalarına dair bilgiler de gizlilik kapsamında değerlendirilme ve çocuğun kimliğini açığa çıkarabilecek bilgiler PAYLAŞILMAMALIDIR.

Çoc uğun yasal temsilcisinden çocuk ile ilgili bilgi ve görsellerin kullanımı konusunda izin alınsa dahi çocuğun haklarını korumaya hizmet eden gizlilik kuralı bertaraf EDİLMEMELİDİR.

Olayın oluş şekline dair yorumlarda bulunulmamalı, çocuğun ve ailesinin acısına, hislerine, yaşadıklarına dair varsayım değerlendirmeleri YAPILMAMALIDIR.

Olayı candırlandırmak veya tepkiyi ifade etmek amacıyla çocuk bedeninin üzerinde ellerin olduğu fotoğraflar, ağzı kapatılmış çocuk resimleri, animasyonlar, çocuk imgeleri KULLANILMAMALIDIR.

Temsili çocuk fotoğraflarında da bir yandan çocuğun kurban olduğu algısını pekiştirirken, diğer yandan çocuğu pornografik öğe haline GETİRİLMEMELİDİR.

 Çocuğun yaşadığı bölgeye, etnik kimliğine, ekonomik durumuna, ailesine dair yorumlar YAPILMAMALIDIR. Belli grupları, hedef haline getirilmemeli ve ayrımcılık yapılmasına YOL AÇILMAMALIDIR.

Çocuğun okulu, evi, parkı, sokağı çevresinde toplumsal tepkiyi gösteren eylemler DÜZENLENMEMELİDİR.

Aksi halde bu eylemler orada yaşamak zorunda olan mağdur çocuk ve ailesinin etiketlenmesine, yeni tehlikelere açık hale gelmesine ve olayın travmatik etkilerinin artmasına neden olacağı UNUTULMAMALDIR.

Sosyal medyada bilgi kirliliğine itibar edilmemeli, yanlış ve sadece duyuma dayalı yasal hakları ihlal edecek paylaşımlara yer VERİLMEMELİDİR.

Sivil toplum örgütleri, sosyal medyada görünürlüğü fazla olan kişi ve kurumlar olaya dair aktarımlarını ve yorumlarını yaparken doğru  bilgi vermeye, çocuk haklarına özgü kavram ve kurallara ÖZEN GÖSTERMELİDİR.

Failler hakkında sapık, canavar, psikopat gibi tanımlamalar KULLANILMAMALIDIR.

Çünkü bu tanımlamalar, faillerin toplumun dışında bireyler olduğu algısı yaratmakta, cinsel istismarın toplumun her kesiminden fail ve mağdur yaratan toplumsal bir sorun olduğu gerçeğini GÖLGELEMEKTEDİR.

Çocuk cinsel istismar vakalarını idam, hadım müebbet hapis gibi ağır cezalar üzerinden tartışmaya açmak; küfür, bela gibi söylemlerle öfkeyi dışa vurmak sorunun çözümü noktasında fayda sağlamayacaktır.

Bu tür tartışmalarda öncelik, önleme ve çocuk koruma politikalarına VERİLMELİDİR.

 

Faillerin ırkı, etnik kimliği, dini, ait olduğu gruplar, mesleği, ekonomik durumu üzerinden ayrımcılık içerin yorumlar YAPILMAMALIDIR.

Bu yaklaşım, halkın bir kesiminin dışlanmasına, damgalanmasına, lince dönüşen eylemlere maruz  kalmasına neden olmaktadır.

Çocuğun cinsel istismarı davalarında sanığın ve mağdurun haklarını ihlal etmeyecek biçimde gizlilik kararı verilmesi doğrudur.

 

Çocuğun cinsel istismarı dosyalarında taraf olan vekil, müdafii, uzman,  kolluk görevlileri ve ilk elden bilgi sahibi olan tüm kişiler, çocuğa ve vakıaya ait bilgilerin gizliliği konusunda mesleki sorumluluklarını yerinde getirmeli, azami gözen GÖSTERMELİDİR.

Basının haber alma özgürlüğü, çocuk odaklı haberciliğin önüne GEÇMEMELİDİR.

Olay, unutulma hakkı, tedavi ve sağaltım süreçleri de düşünülerek özenle ele alınmalı ve DEĞERLENDİRİLMELİDİR.  Haberin verilişinde abartılı, gizliliği ihlal eden, faili farklılaştıran ifadelerden KAÇINMALIDIR.

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi


 

 

YAZDIR
Yükleniyor...