HABERLER
  • Son Güncelleme : 24.11.2021 11:11
  • Haber Giriş : 25.11.2021 09:43
  • Etkinlik : 25.11.2021

Kadına Yönelik Şiddet, İnsan Hakları İhlalidir

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle yaşamın her alanında eşit olmayan güç ilişkisinin neden olduğu şiddet, kadının  fiziksel, ruhsal, sosyal, cinsel ve ekonomik açıdan zarar görmesine, acı çekmesine,  özgüvenini yitirmesine, onurunun zedelenmesine ve kadınlara karşı ayrımcılığın sürmesine yol açıyor.

Ülkemizde ev içinde veya sokakta, otobüste, okulda, yuvada şiddet olayları, kadın cinayetleri durmuyor, yeterli önlem alınmıyor. Bir insan hakları ihlali olan kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri önlenemiyor.

Şiddet kadınlara karşı ayrımcılık yapılması  nedeniyle ortaya çıkıyor ve şiddet önlenmedikçe ayrımcılığın devamına yol açıyor.

Aile içi şiddete maruz bırakılmasa bile, şiddete tanık olan çocukların, şiddet uygulamaya eğilimli olduğu, okulda, sokakta ve yetişkin olduğunda kendi ailesinde şiddet uyguladığı görülüyor.

Şiddeti önlemek için kararlı çalışmalar yapılmadıkça, şiddet sarmalı bir kısır döngü halinde devam ediyor.

Bilinmelidir ki, kadına yönelik şiddet sadece kadının sorunu değildir, toplumsal bir sorundur, bir halk sağlığı sorunudur.

Kadın erkek eşitliği bir demokrasi meselesi

Kadın hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği bir ülkenin demokrasinin temel kriteridir. Aynı zamanda kadınların kalkınma sürecine eşit katılımı, ülkenin sürdürülebilir kalkınma hedefine ulaşabilmesinin itici gücüdür. Bu nedenle ülkemizde de dünyada da kadınların öncelikle kanun önünde eşit haklara sahip olması ve bu hakların hayata geçirilmesi gerekir. Bu eşitlik sağlanmadığı için de kadına yönelik şiddet önlenemiyor, şiddet ve kadın cinayetleri büyük bir sorun olarak devam ediyor.  Oysa kadına yönelik şiddet bir insan hakları ihlalidir. 

Halen 1 milyon 680 bin kadının okur yazar olmadığı Türkiye’de, kadınların eğitim başta olmak üzere yaşamın her alanında eşit katılımının, karar verici konumlarda eşit temsiliyetin sağlanması için kararlı bir devlet politikası uygulanmasına ihtiyaç var.

Ancak, kadını birey olarak görmeyen bir zihniyet, “eşitlik sağlanmadan şiddet önlenemez” temelinde düzenlenmiş olan İstanbul Sözleşmesi’nden tek imza ile vazgeçilmesine yol açtı. Bu fesih kararıyla ilgili, hukuken yok hükmünde olduğunun tespiti yoluyla iptaline ilişkin yargı süreci devam ediyor.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Gününde  şiddetin önlenmesi, kadın cinayetlerinin durdurulması için  bir kez daha “YASALARA DOKUNMA! UYGULA!” diyoruz.


        İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi         İKKB ( İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği )

                     

YAZDIR
Yükleniyor...