HABERLER
  • Son Güncelleme : 24.11.2020 10:15
  • Haber Giriş : 24.11.2020 21:57
  • Etkinlik : 25.11.2020

Kadına Yönelik Şiddet En Ağır İnsan Hakları İhlali ve Kadına Yönelik Ayrımcılığın Bir Biçimidir

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Basın Açıklaması

Bugün 25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” dür.

Kadına yönelik  şiddet ister kamusal alanda ister özel alanda (ev içinde veya ailede) olsun kadının fiziksel, ruhsal, sosyal, cinsel ve ekonomik açıdan zarar görmesine, acı çekmesine, onurunun zedelenmesine, özgüvenini yitirmesine ve kadınlara karşı ayrımcılığın sürmesine yol açmaktadır.

Kadına yönelik şiddet, kadınlara sadece kadın olmalarından kaynaklı olarak gösterilen ölçüsüz ve eşitsiz bir güç gösterisidir, kadınlarla erkekler arasında eşit olmayan güç ilişkisinden kaynaklanan toplumsal bir sorun ve bir halk sağlığı problemidir

Kadınların özellikle karar alma süreçlerinde yeterince yer alamaması, ekonomik bağımsızlıklarının olmaması, sosyal ve kültürel olarak gelişmelerinin engellenmesi, eğitimlerinin yetersiz kalması, sadece çocuk bakımı ve ev içi hizmetlere yönlendirilmeleri kadınları şiddete karşı zayıf ve korumasız bir konuma düşürüyor ve çoğu kez şiddete katlanmalarına yol açıyor

Ülkemizde kadınlar sokakta, okulda, işyerinde, karakolda, gözaltında ama en çok güvende olduklarını düşündükleri evlerinde şiddet görüyorlar. Pandemi döneminde ev içi şiddet çok arttı ve kadınlar destek alabilmek için bu alanda görevli mercilere ulaşamadılar. 2020 yılının 11 ayında 269 kadın cinayeti işlendi. Devlet, İstanbul Sözleşmesi gereği taahhüt ettiği düzenlemeleri ve uygulamaları yapmıyor ve 6284 sayılı yasayı yeterince uygulamıyor.Bu nedenle de mağdurlar korunamıyor ve şiddet önlenemiyor.

Kadına yönelik şiddet en ağır insan hakkı ihlalidir. Bu 25 Kasım’da da İSTANBUL BAROSU KADIN HAKLARI MERKEZİ OLARAK ;

İstanbul Sözleşmesini ve 6284 sayılı yasayı uygulanmasını ,

- Şiddeti önlemek ve sona erdirmek için uluslararası sözleşmelerde taahhüt edilen  düzenlemelerin yapılmasını ve uygulanmasını,  
- Şiddet mağdurunun korunmasını,  şiddet uygulayanın cezalandırılmasını,
- Kadın cinayetlerinde hiçbir takdiri indirim uygulamadan en üst sınırdan ceza verilmesini ve bu suçların asla af kapsamına alınmamasını,
- Başta ailelere olmak üzere toplumun tüm kesimlerine toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimlerinin verilmesini ve okullarda müfredata ders olarak konulmasını,
- Kadın istihdamının artırılmasını,
- Kadınların siyasette temsil oranının artırılmasının yanı sıra siyasal mekanizmalarda yer almalarının desteklenmesini ve bu yönde gerekli düzenlemelerin yapılmasını,     
- Kız çocuklarının eğitimden çekilmesine sebep olan  4+4+4  şeklinde devam eden eğitim sisteminden vazgeçilerek 8 yıllık zorunlu eğitime geçilmesini,
- Okul öncesi eğitimden başlayarak eğitimin her kademesinde geleceğimiz olan çocuklarımızın gerçek demokrasiyi özümseyen bireyler olarak yetiştirilmesini ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın duyarlı , tutarlı ve kararlı bir eğitim politikası uygulamasını

BEKLİYORUZ  VE İSTİYORUZ.        

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi

YAZDIR
Yükleniyor...