HABERLER
  • Son Güncelleme : 11.08.2020 17:21
  • Haber Giriş : 02.08.2020 13:22
  • Etkinlik : 01.08.2020

İstanbul Sözleşmesi 6.Yaşında

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi

İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği
 

Basın Açıklaması

 

 Kadına yönelik şiddet, bir insan hakları ihlalidir

İstanbulSözleşmesi, şiddeti önlemenin yol haritasıdır 

 

 Yürürlüğe Girişinin 6. Yılı 

1 Ağustos 2014 – 1 Ağustos 2020

 

İstanbul Sözleşmesi, son dönemlerde “kaldırılsın, feshedilsin, ailekurumunu yıkıyor” gibi söylemlerle çok yönlü saldırı altında.

 

İstanbul Sözleşmesi Nedir?

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ,

1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğegiren “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”dir.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİuluslararası hukukta,  şiddetin kadın erkek eşitsizliğinin ve kadınlara karşı yapılan ayrımcılığın bir sonucu olduğunun vurgulandığı ilk Sözleşmedir.

İSTANBUL  SÖZLEŞMESİ fiziksel, cinsel, ekonomik ve duygusal şiddet her tür şiddetle mücadele konusunda “Önleme, Koruma, Kovuşturma ve DestekPolitikaları” başlıkları altında dört temel hareket noktası olan ilk Sözleşmedir.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ, aynı zamanda şidetle mücadelede bağımsız bir izleme mekanizması bulunan ve yaptırım gücü olan bağlayıcı  ilk Sözleşmedir.

Neden  İstanbul Sözleşmesi?

Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan “Kadına Yönelik Şiddetin ve Aile İçiŞiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Sözleşme” Konseyin 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da yapılan birtoplantısında imzaya açılmıştır. Diğer luslararası sözleşmelerde olduğugibi, imzaya açıldığı şehrin adıyla İstanbul Sözleşmesi olarak anılmaktadır.

Türkiye, Sözleşmeyi ilk imzalayan ve ilk onaylayan devlettir.

Bu nedenle Türkiye, en başta kadına yönelik her türlü şiddeti önlemek vebununla mücadele etmek için devletçapında etkili, kapsamlı ve birbiriyle uyumlu politikalar uygulama yükümlülüğü altına girmiştir.

Kadına yönelik şiddet bir insan hakları ihlalidir. Bu insan hakları ihlalinin önlenmesi açısından İstanbulSözleşmesi büyük önem taşıyor.

Ancak İstanbul Sözleşmesi son dönemlerde“kaldırılsın, feshedilsin, aile kurumunu yıkıyor” gibi söylemlerle, kadını Birey olarak görmeyen zihniyetin çok yönlü saldırısı altında..

 

Türkiye, Sözleşmeyifeshedebilir mi?

İstanbul Sözleşmesi, uluslararası bir sözleşme, bir Avrupa Konseyi Sözleşmesi. Bu nedenle, Türkiye tek yönlü olarak Avrupa KonseyiGenel Sekreteri’ne “ben bu Sözleşmeyi uygulamak istemiyorum” demesi mümkün(md.80).

Ancak, Türkiye olarak İstanbul Sözleşmesine artık Taraf Devlet  değilim demenin, bunun ne anlama geldiğini yurt içinde ve yurt dışında anlatabilmek haklı bir gerekçeye dayandırabilmek mümkün değildir.

Çünkü, kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi, ancak kadınlar ve erkekler arasındaki hukuki ve fiili eşitliğin gerçekleşmesi ilemümkün olabilecektir.

Kadın erkek eşitliği ise demokrasinin ve sürdürülebilir kalkınmanın temel kriteridir.

İstanbul Sözleşmesini feshetmek demek, kadınlara karşı şiddete, bu insan hakları ihlaline göz yummak demektir.

Kadın Hakları Merkezi ve İKKB olarak, kadını birey olarak görmeyen zihniyetin söylemlerinden kaygılıyız, ancak demokrasiye ve kazanılmış haklarına sahip çıkmaya, eşit hakların yaşama geçmesini sağlamak için mücadeleyi sürdürmeye kararlıyız.

 


 

YAZDIR
Yükleniyor...