HABERLER
  • Son Güncelleme : 02.03.2020 19:33
  • Haber Giriş : 05.03.2020 19:40
  • Etkinlik : 03.03.2020

3 Mart Devrim Yasaları

İstanbul Barosu Cumhuriyet Araştırmaları Merkezince, bir süre önce aramızdan ayrılan merkezin kurucusu Av. Zeki Yıldam anısına düzenlenen ‘3 Mart Devrim Yasaları’ konulu panel, 3 Mart 2020 Salı günü saat 17.00’de baromuz merkez bina konferans salonunda yapıldı.

Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi Üyesi Ebru Ergül toplantıya katılanları Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, şehitlerimiz ve Zeki Yıldam için saygı duruşu ve İstiklal Marşına davet etti. 

Panelin açılış konuşmasını yapan İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, hukukçular olarak Atatürk devrimlerinin bir hukuk devrimi olduğunu, bu açıdan değerlendirilmesi gerektiğini, her birinin alt yapısını temellendirerek anlatmaya çalıştıklarını söyledi. Durakoğlu, “Bu gün o temeli biraz daha güçlendirebileceğimiz, o temelin nimetlerini daha iyi anlamamız gereken bir dönem içersindeyiz. Türkiye’nin Ortadoğu’da yürütmeye çalıştığı siyasetlerin ne anlama geldiğini daha iyi değerlendirebiliriz. Eğer Atatürk Devrimleri olmasaydı bu coğrafyada başka ülkelerle karşı karşıya kaldığımız konumların bizi hangi noktaya getirebileceğini bugün her 3 Martta anladığımız gibi bir kez daha iyi anlayacağız” dedi.

Panelin ufuk açıcı bir panel olacağına inandığını belirten Mehmet Durakoğlu, konunun uzmanı olan ve bıraktıkları izler bakımından bir araya getirilmesi çok güç olan konukları dinleme mutluluğuna erişeceklerini bildirdi.  Durakoğlu bu açıdan katıldıkları için konuklara çok teşekkür etti.

Paneli düzenleyen Cumhuriyet Araştırmaları Merkezinin kurucusu, kısa bir süre önce yitirdiğimiz meslektaşımız Zeki Yıldam’ın çok özel bir kişi olduğunu vurgulayan Durakoğlu, “O her toplantıda cumhuriyet ve Atatürk konusundaki değerlendirmelerini anlatarak bize dersler veren bir kişiydi. Anısı önünde saygıyla eğiliyorum” dedi.

Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi Başkanı Av. Filiz Karaman da konuşmasından entelektüel bir kişilik olarak nitelediği Zeki Yıldam’la birlikte yaptığı çalışmaları ve onunla ilgili anekdotları aktardı.

Açılış konuşmalarından sonra toplantıyı izleyen Zeki Yıldam ailesi adına Yıldam’ın kızına İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu tarafından bir plaket verildi.

3 Mart Devrim Yasaları panelini Av. Saliha Karakuzulu yönetti. Karakuzulu 3 devrim yasası ile ilgili süreç hakkından özet bilgi verdi.

Tarihçi Yazar Osman Selim Kocahanoğlu, hilafetin kaldırılması konusunu anlattı. Saltanatın 01.11.1922’de kaldırıldığını, Vahdettin’in makamının sıfıra indirgendiğini, ancak hilafetin yerinde kaldığını ve Abdülmecid’e geçtiğini belirten Kocahanoğlu, Abdülmecid’in bazı toplantılar düzenleyerek Ankara hükümetinin aleyhinde çalışmalar yapması üzerine iki başlı siyasete izin vermeyen Ankara Hükümetinin 3 Mart’ta çıkardığı yasayla hilafetin de kaldırıldığını söyledi.

Saltanatın ve hilafetin kaldırılmasına ilişkin bütün aşamaları ayrıntılarıyla anlatan Osman Selim Kocahanoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Mustafa Kemal tarihin kucağına doğmuş bir liderdir, İslam dünyasının en büyük lideridir”.

Şair-Yazar Özdemir İnce, Mustafa Kemal’in çağının çağdaşı aydın bir insan olduğunu, Mahmut Esat Bozkurt, Reşit Galip ve Şükrü Saracoğlu gibi aydın yol arkadaşlarıyla çağdaş Türkiye Cumhuriyetini kurduğunu söyledi. Entelektüel kişilikle aydın kişilik arasındaki farka değinen İnce, aydın kişilerin aklının ortağı olmadığını, ortak aklın sonuçta tek adamı ortaya çıkaracağını bildirdi.

Devrim yasalarını koruyan Anayasa’nın 174. Maddesine dikkat çeken Özdemir İnce, bu maddenin cumhuriyetin çağdaş niteliğini koruduğunu, bu bakımdan 174. Maddenin ilk dört maddeden daha önemli olduğunu vurguladı. Özdemir İnce, devrim yasarlıyla, halifelik kaldırılarak laik düzene geçildiğini ve en önemli adımın atıldığını, Şeriye ve Evkaf Vekaleti kaldırılarak bunun yerine Diyanet İşleri Başkanlığının kurulduğunu, Erkan-ı Harbiye Vekaleti kaldırılarak ordunun siyaset dışı bırakıldığını anlattı.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Doster, entelektüel bir kişilik olan Mustafa Kemal Paşanın kurtuluş ve kuruluş için devrimci, olağan üstü bir hazırlığı bulunduğunu, Mustafa Kemal’in aynı zamanda bir zamanlama dehası olduğunu söyledi. Mustafa Kemal’in Samsuna çıkmadan önce ve sonrasında kurulan ve Anadolu’ya kurtuluş fikrini yaymaya çalışan cemiyetler için ulusal kurtuluş perspektifi oluşturduğunu, onları örgütlediğini belirten Doster, herkesin vatanın her yerinden sorumlu olduğunu öğrettiğini, kurulacak devletin ulusal egemenliğe dayalı olacağının altını çizdiğini bildirdi.

Manda fikrine usulden ve esastan karşı çıktığını, TBMM orduları, Kuvvay-i Milliye Çetelerinin düzenli ordu çatısı altında örgütlenirken Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın hem sivil ortamda hem de orduya komuta ederken meşruiyetten ayrılmadığını kaydeden Barış Doster,  Mustafa Kemal Paşa’nın bir aydınlanma devrimi öncüsü olduğunu, hâkimiyet-i Milliye, İrade-i Milliye ve Kuvvay-i Milliye gibi özünde tamamı ulusal istence dayanan kurumları hayata geçirdiğini, bütün bunların altında ulusal egemenlik, aklın egemenliği, bilimin egemenlinin yattığını sözlerine ekledi.

Sunumların tamamlanmasından sonra İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu tarafından konuşmacılara birer plaket sunuldu.

YAZDIR
Yükleniyor...