HABERLER
  • Son Güncelleme : 10.02.2020 18:23
  • Haber Giriş : 10.02.2020 16:05
  • Etkinlik : 08.02.2020

Avukatlar İçin Adil Yargılanma Beklediğimiz Bir Dönemi Yaşıyoruz

İstanbul Barosu Baro Meclisinin 48. Olağan Genel Kurulu, gündemindeki konuları görüşmek üzere 08 Şubat 2020 Cumartesi günü saat 13.00’de baromuz merkez bina konferans salonunda toplandı.

Baro Meclisi Divan Başkanı Av. Füsun Dikmenli, toplantının açılışında Genel Kurulu, Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, şehitlerimiz ve aramızdan ayrılan meslektaşlarımız için saygı duruşu ve İstiklal Marşı’na davet etti.

Açılışta konuşan Dikmenli, son zamanlarda laiklik karşıtı söylemler ve eylemlerin endişe verici biçimde arttığını belirtti ve buna ilişkin örnekler verdi. Dikmenli, “Bu durumda Anayasasında laik hukuk devleti yazan ülkemizde laik hukuk düzeni tehlike altında değildir diyemeyiz. Laik hukuk devleti ve laiklik tehlikededir” dedi. Bu gelişmeler karşısında avukatların sessiz kalmasının düşünülemeyeceğini, sessiz kalmayacaklarını vurgulayan Dikmenli şöyle konuştu: “Bizler ancak laik hukuk devletinde yargının kurucu unsuru olarak bağımsız ve özgür savunma yapabileceğimizi çok iyi biliyoruz. Bu nedenle de hukukun üstünlüğüne, insan haklarına, hukuk devletine, yargı bağımsızlığına, adalete inanan vicdanlı avukatlarla mesleğimizi icra edebiliriz. Meslek sorunlarımızı ancak o zaman çözebiliriz”.

Gündemin ikinci maddesi gereği söz alan İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, Baro Meclisinin son dönemde Meslek İlke ve Kuralları ile reklam yasağı konusunda çok ciddi çalışmalar yaptığını, yapılan çalıştaylar sonunda Meslek İlke ve Kurallarına ilişkin çalışmalarını bir sonuca ulaştırarak bunu bir rapor haline getirdiğini söyledi. Bugün bu rapor onaylanırsa Türkiye Barolar Birliği’ne öneri olarak sunulacağını, reklam yasağına ilişkin çalışmaların da sona ermek üzere olduğunu belirten Durakoğlu,  “Bu çok duyarlı bir konu. Üzerinde biraz daha çalışılması gerekiyor. Dış İlişkiler Merkezimiz reklam yasağının Avrupa ülkelerinde nasıl uygulandığını araştırdı.  Hazırlanan raporu Baro Meclisi çalıştayına sundu ve çalışmalara destek oldu” dedi. Reklam yasağı konusunda meslektaşlarımız arasında da çok ciddi tartışmalar bulunduğunu belirten Durakoğlu,  bu konuda ‘ortak görüş’ tespit edilebilmesinin çok önemli olduğunu, son kararı verecek kuruma alternatifleri de sunmanın çok gerekli olduğunu bildirdi.  Durokoğlu, bu çok önemli ve değerli iki çalışmayı götüren Baro Meclisi Divanına, çalıştaylarda katkı veren tüm meslektaşlara çok teşekkür etti.

Yargı sorunlarına değinen Mehmet Durakoğlu, “Ülkemizde bugün yargının en talihsiz dönemini yaşadığını düşünüyorum. Yargı dünyası hiç bu kadar bozulmamıştı, yürütme bu kadar ‘pervasız’ olmamıştı” dedi

General Metin İyidil hakkındaki mahkeme kararlarına ilişkin gelişmeleri anlatan Durakoğlu, bu tür olayların darbe dönemleri dâhil hiç bir dönemde yaşanmadığını, Yürütmenin hiç bu kadar yargı üzerine baskı kurmadığını belirterek şöyle dedi: “Yürütmenin başındaki kimsenin, bu denli açık hukuksuzluğu teşvik ettiği, Anayasanın 138. Maddesi orada dururken bu maddenin uygulanmadığı bir ülkede biz hukuk arıyoruz”.

Gezi davasını başından beri izlediğini ve bu davada inanılmaz şeylerin olduğunu vurgulayan Mehmet Durakoğlu, heyet değişiklikleri, Ali İsmail Korkmaz’ı öldüren polisin müdahil olmak istemesi, heyetin bu isteği kabulü, bir sanığın can güvenliğinden avukatların sorumlu tutulması gibi hukuk adına yapılan saçmalıkları anlattı. Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukatların başlarına gelenleri de bir bir anlatan Durakoğlu, “Vatandaşın adil yargılanması bir yana artık avukatlar için adil yargılanma beklediğimiz bir dönemi yaşıyoruz. Anlattığım bu hukuksuzluklara karşı yargı direnemiyor, direnebilse belki pek çok şey değişecek. AİHM kararlarının uygulanıp uygulanmaması artık yargı gündemimizin ikinci sırasına düştü ” dedi.

Geçen ay Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesinin İstanbul’da bir otelde ortak toplantı yaptıklarını, bu toplantıya kendisini de davet ettiklerini belirten Durakoğlu, toplantı izlenimini şöyle anlattı: “AYM ile AİHM’in söylemde büyük bir işbirliği içersinde olduğunu gördüm. Rahatsız oldukları falan yok. Büyük bir işbirliği içinde çalışıyorlarmış. Sadece Anayasa Mahkemesi karlarının bazı ağır ceza mahkemelerinde kabul edilmemesinden kaynaklanan şikâyetler var. 15 Temmuz’dan sonra Adalet Bakanlığı ile AİHM ve Venedik Komisyonunun darbe teşebbüsünden sonra yapılan uygulamalar için Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonunun kurulmasını birlikte götürdükleri bir hukuk diplomasisiyle sağlandığını hatırlayalım. Değişen hiçbir şey yok”.

Önümüzdeki Nisan ayında aralarında eski Diyanet İşleri başkanlarından birkaçının da bulunduğu bir toplantı yapılacağını, toplantıda fıkıh ve pozitif hukuk ayrımının ele alınacağını belirten Durakoğlu, laikliğin geleceği açısından bu toplantıyı çok önemsediğini, konuyu diğer barolara da taşımaya çalıştığını ve laikliği savunan tüm baroların da aynı gün aynı saatte aynı etkinliğin mutlaka onlara cevap niteliğinde yapılması gerektiğini, bayrak göstermenin tam vakti olduğunu söyledi.   

Mehmet Durakoğlu, konuşmasının son bölümünde adliyelerdeki yiyecek içecek boykotu ve İstanbul Adalet Sarayındaki kapalı alan uygulaması ile ilgili gelişmeler hakkında bilgi verdi.

Başkanın konuşmasından sonra üçüncü maddeye geçildi.  Divan Başkanı Dikmenli, TBB Meslek Kurallarının güncellenmesi konusunda yapılmış çalıştay sonuçlarına ilişkin önceden dağıtılmış raporun okunup okunmamasını oya sundu. Meclis oy birliğiyle okunmaması kararını verdi. Daha sonra raporun değerlendirilmesine geçildi. Söz alan olmadığı için raporun kabulü için oylama yapıldı ve rapor oybirliğiyle onaylandı. Rapor TBB’ye gönderilecek.

Üçüncü maddeye geçildi. Reklam Yasağı Yönetmeliği ile ilgili çalışmaları hakkında Baro Meclisi Divan Başkan Vekili Av. Onur İste bilgilendirme yaptı.

Av. Gökhan Ahi söz aldı. Reklam yasağında her şeyi kapsama almanın mümkün olmadığını belirtti ve yeni önerilerde bulundu.

Disiplin Kurulu Üyesi Av. Atilla Erdoğmuş, reklam yasağı ihlalinde yargılama sürecinin çok uzun olduğunu belirtti, Baro Yönetim Kurulunun reklam yasağını ihlal eden avukat ya da avukatlık ortaklığını baro aidatının belirlenen misli kadar tedbiren cezalandırabileceğini bildirdi.

Gündemin beşinci maddesinde Av. Nizar Özkaya söz aldı.  Özkaya, yapılan anketlerde yargıya güvenin %20’lere düştüğünü, yargı sorunlarının giderek ağırlaştığını söyledi. Ülkede bir narsisizm virüsü bulunduğunu, bu virüsün ülkeyi tanınmaz hale getirdiğini söyledi. Özkaya, herkesi Cumartesi Annelerini anlamaya davet etti. Av. Yankı Büyüksezer, yiyecek içecek boykotu ile ilgili görüşlerini anlattı ve reklam yasağına ilişkin önerilerini dile getirdi. Av. Halime Albayrak, her avukatın bir aktivist olduğunu ve reklam yasağının bunun önünü kesmemesi gerektiğini belirtti. Albayrak, Disiplin Kurulu ile ilgili de çalıştaylar yapılmasını önerdi.

Gündemin altıncı maddesinde söz alan olmayınca Divan Başkanı Av. Füsun Dikmenli toplantıyı kapattı.

YAZDIR
Yükleniyor...