Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Unvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Unvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 08.11.2019 09:31
  • Haber Giriş : 04.11.2019 17:27
  • Etkinlik : 02.11.2019

Baro Meclisi 47. Olağan Genel Kurul Toplantısı Yapıldı

İstanbul Barosu Baro Meclisi’nin 47. Olağan Genel Kurul Toplantısı, 02 Kasım 2019 Cumartesi günü saat 13.00-18.00 arasında baromuz merkez bina Konferans Salonunda yapıldı.

Baro Meclisi Divan Başkanı Av. Füsun Dikmenli, toplantının açılışında Genel Kurulu, Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, şehitlerimiz ile bir süre önce yitirdiğimiz meslektaşımız Av. Müşür Kaya Canpolat ve diğer meslektaşlarımız için saygı duruşu ve İstiklal Marşı’na davet etti.

Yeterli sayıya ulaşılması üzerine toplantıyı açan Divan Başkanı Av. Füsun Dikmenli, 5 gün önce cumhuriyetimizin 96. Yılının ulusça kutlandığını belirterek “Eğer 96 yıl önce cumhuriyet ilan edilmeseydi, biz bugün hukuk devletini, insan haklarını, özgür savunmayı, hukukun üstünlüğünü tartışıp nasıl güçlendiririz diye tartışmamız mümkün olmazdı” dedi.

İstanbul Barosunun tarihi boyunca hak ve adalet mücadelesi verdiğini, cumhuriyet değerlerinin savunucusu olduğunu belirten Dikmenli sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne mutlu bize ki; tarihi boyunca ve günümüzde cumhuriyeti korumak ve kollamak için mücadele eden, bu uğurda bedel ödeyen ve bedel ödemeye hazır İstanbul Barosu mensubu avukatlarız. İnanıyorum ki bundan sonra bayrağı teslim edeceğimiz ve aramızda bulunan genç meslektaşlarımız da aynı duygu, kararlılık ve inançla Atatürk’ün kurduğu cumhuriyeti yaşatmak ve yüceltmek için mücadele vereceklerdir”.

Gündemin ikinci maddesine göre, İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, geleneksel sunumunu gerçekleştirdi. Başkan Durakoğlu’nun sunumunun satır başları şöyle:

Cumhuriyetin değerlerine özen gösteren İstanbul Barosunun mensupları olarak bu değerlerin geleceğe taşınmasında görevli olduğumuzu vurgulamak isterim. İlk kez Baro Meclisi toplantısını Müşür Kaya Canpolat olmadan yapıyoruz.  Canpolat, sadece bir avukat değil, bir şair olarak ve her şeyin ötesinde bir insan olarak hepimizin yüreğinde yer etmiştir. Kendi açımızdan tesellimiz, bütün meslektaşlarımızın katılımıyla o hayattayken, ona ‘Yaşam Boyu Onur Ödülü’ vermemizdir”.

Baro Meclisimiz, bundan öncekilerden farklı olarak özel bir çalışmayı götürüyor. Yenileşmesi kaçınılmaz olan ‘Meslek İlke ve Kuralları’ üzerinde, diğer grupların da katılımıyla çalıştaylar düzenledi. Bu henüz bitmiş, tamamlanmış bir tasarı değil. Meslek İlke ve Kuralları konusunda Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu onayını da sağlayabilirsek zaman içersinde yapılması gereken çok özel bir görevin yerine getirileceğini düşünüyorum. Bu arada bağlı çalışan avukatlar için hazırlanacak bir yönetmeliğin de bu tasarıya monte edilip edilmeyeceğini tartışıyoruz”.

“Meslek İlke ve Kuralları Yönetmeliğinin yanı sıra çok önemsediğimiz ‘artık çivisi çıkmış’ olarak nitelediğimiz Reklam Yönetmeliği için de bir çalışma yapmayı düşünüyoruz. Başka ülkelerdeki reklam yasağına ilişkin mevzuatlarla ilgili Dış İlişkiler Merkezinin hazırladığı bir rapor elimizde. Reklam Yönetmeliği konusunda da yine çalıştaylar düzenleyerek Türkiye Barolar Birliğine gönderilebilecek bir tasarı hazırlamaya çalışacağız. Avrupa ülkelerinde de sorun tam anlamıyla çözülmüş değil. Oralarda da şikâyetler var ve disipliner çözümler üzerinde duruyorlar. Bu konuda farkındalık yaratmak gerekiyor”.  

Bir süre önce Türkiye Barolar Birliği başkanının söylemleriyle ilgili olarak Olağanüstü Genel Kurula çağrı için bir karar almıştık. Avukatlık Kanunu, TBB Genel Kurulunun olağanüstü toplantıya çağrılması için 10 baronun kararını gerektiriyor. 10 Baronun zaman içinde yaptıkları başvurular usulen reddedildi. Yeni bir değerlendirme yapıldı ve 10 baro olağanüstü çağrı kararını TBB’ye aynı gün ve aynı metinle başvurmayı kararlaştırdı”.

“Birinci Yargı Reformu paketi yasalaşarak yürürlüğe girdi. Eksen kayması tartışmalarından önceki günlerde İstanbul‘a gelen birlik başkanı, en önemli sorunun dört yıl sonra Türkiye’de avukat sayısının 200 bini geçeceğini söyledi. ‘Bundan daha büyük sorunumuz yok’ demişti. Haklıydı. Bu görüşe katılıyorum. Tasarı TBMM’de komisyonda görüşülürken sınav 2020’de devreye girsin diye 80 baro ilk kez bir metnin altına imza attık ve komisyon üyelerine verdik. Yasalaşan pakete göre 2024’de sınav yapılacak, 2023’de de seçim var. Emin olabilirsiniz ki seçime giderken bu sınav maddesi kanundan çıkarılacak. Bizim isteğimiz 2023’den önce bir sınav yapabilmekti. Bir kere başlarsak gerisi gelirdi. Sınav 2024’de ve avukat sayımız 200 bini geçtikten sonra yapılacak. Mesleğin en önemli sorununda durum budur”.

“Bu ülkedeki temel sorun, bir mevzuat düzenlemesi değildir, yargının bağımsızlığı sorunudur. Yargıya müdahale sorunudur. Yargının talimat alması sorunları çözülmeden bu ülkenin yargısını yargı paketleriyle ileri götürebilmek mümkün değil. Bu tutarsızlıklar ve sorunlar rejim değişikliğini ön gören 2017 referandumdan kaynaklanmaktadır. Kuvvetler ayrılığı, kuvvetler birliğine dönüşmüştür. Artık bu sistemin düzelmesi mümkün değildir. Türkiye parlamenter demokratik sisteme dönmelidir. Nokta. Artık İstanbul Barosu bunun öncülüğünü yapmalıdır”.

“İstanbul Barosu olarak bir takım dış temaslarımızda bir konuya önem veriyoruz; bilindiği gibi AB ile müzakere süreci içersindeyiz. Cumhurbaşkanı, Yargı Reformu Strateji Taslağının AB müzakere süreci için de yardımcı olacağını belirtmişti. Baro olarak dış temaslarımızda 23 ve 24. Fasılların hukukla ilgili fasılların müzakereye açılması için görüştüğümüz yetkililerden destek talep ediyoruz. Eğer bu gerçekleştirilebilirse yapısal reformlar paketler halinde değil uygulamaya yönelik yapılması gerekenleri yapabiliriz diye düşünüyorum”.

Başkan Durakoğlu, konuşmasının son bölümünde baro çalışmaları hakkında özet bilgiler verdi. Durakoğlu, İstanbul Adalet Sarayı ceza girişlerindeki sorunun çözüldüğünü, birkaç güne kadar meslektaşlarımızın kısıtlı alan uygulamasında sorun yaşamayacaklarını bildirdi.

İcra dairelerinde sistemin tamamen çöktüğünü belirten Durakoğlu, bu dairelerde yapısal bir düzenlemeye ihtiyaç bulunduğunu ve bunun mücadelesini verdiklerini kaydetti.

Mehmet Durakoğlu, Avrupa Yakasındaki sosyal tesisin bütün eksiklerinin giderildiğini, hizmete hazır hale getirildiğini, yılbaşından önce buranın açılışının yapacağını söyledi.

Durakoğlu, son dönem merkez ve komisyonlarımızın ciddi bir yükseliş yakaladığını, çok verimli bir dönem geçirildiği, özellikle çocuk haklarında, kadına şiddet bağlamında çok başarılı çalışmalar yapıldığını belirterek bu alanda çalışan meslektaşlarımıza teşekkür etti.  

Cumhuriyetin 96. Yılı nedeniyle düzenlenen spor oyunlarının çok başarılı olduğunu belirten Başkan Mehmet Durakoğlu, Staj Eğitim Merkezinin olağanüstü şeyler yaptığını vurguladı ve benzer başarılı çalışmaların Meslek İçi Eğitim Merkezince de gerçekleştirildiğini, diğer komisyon ve merkezlerimizin de yaptıkları başarılı çalışmalardan ötürü övgüyü ve teşekkürü hak ettiklerini sözlerine ekledi.

Başkanın sunumundan sonra Divan Başkanı Av. Füsun Dikmenli gündemin üçüncü ve dördüncü maddesi gereği konuşmak isteyen avukatlara söz verdi.

Av. Berra Besler: Hukuka aykırılıklarla çok ciddi olarak mücadele etmek gerektiğinin altını çizdi.  Meslek kurallarına dikkat çekti. Avukatın bağımsızlığına vurgu yaptı. Avukatın bağımsızlığı açısından ‘bağlı avukat’ sözüne ve ‘sanal Ofis’e karşı çıktı.

Av. Aydeniz Alisbah Tuskan: Bir ülkenin bağımsızlığı için hukukun çok önemli olduğunu belirtti. Başkanlık sistemi ve TBB başkanına toplumda büyük tepkilerin oluştuğunu bildirdi. Meslek İlke ve Kuralları raporuna ilişkin görüşlerini anlattı. Avukatların sınıflandırılmasına karşı çıktı. Reklam yasağının delindiğine işaret etti ve avukatların giyim konusuna mesleğin saygınlığı açısından dikkat etmeleri gerektiğini bildirdi.

Av. Başar Yaltı: Meslek İlke ve Kuralları raporunu olumlu bulmakla beraber, tasarının dilinin bozuk olduğunu söyledi. Eski metne bağlı kalınarak hazırlanmasını eleştirdi. Avukatlık mesleğinin gittiği yön itibariyle yeni kurallar konulması gerektiğini kaydetti. Devletin görevinin yargının özelleştirilmesine dönüştüğünü, kadı usulü yargılamaların başladığını ve avukatlık mesleğinin tasfiye edildiğini öne sürdü. Baro ile avukatlar arasındaki yabancılaşmayı önlemek için yeni yol ve yöntemleri bulmak gerektiğini bildirdi. Vergi levhası olmayan, birlikte çalışan avukatlarla ilgili yönetmeliğe sahip çıkılması gerektiğinin altını çizdi. İstanbul Barosunun hukuk mücadelesini desteklediğini sözlerine ekledi.

Av. Burhan Öğütçü: Torba yasa rezaletinin çıkan kanunları izlemekte avukatların uzun zamanını aldığını söyledi. HSK’nın yapısını eleştirdi. Özellikle disiplin yargılamalarında yaşanan sorunlar üzerinde durdu.

Av. İrfan Akyürek: Meslek İlke ve Kurallarına aykırı davranmanın suç oluşturduğunu, bu nedenle ilke ve kuralların anlaşılır bir dille yazılması gerektiğini belirtti. Çalıştay sonucu hazırlanan taslakta yer alan bazı kelime ve ifadelerin anlaşılır olmadığına ilişkin saptamalar yaptı ve bazı örnekler verdi.

Av. Gülseren Aytaş: Tasarının 12. Maddesinde yer alan sanal ofisle ilgili açıklama yaptı. Havana Kurallarının getirdiği yükümlülükler üzerinde durdu ve bu yükümlülüklerin yerine getirilmediğine ilişkin saptamalar yaptı.

Av. Özge Demir: Avukatların sıfatı ‘bağlı’ ya da ‘İşçi’ olarak değişse de içeriğin değişmediğini söyledi. Bir avukatın aileden bir geliri yoksa bağlı çalışan ya da işçi avukattır. Bu bir zorunluluktur. Şu anda çalışan avukatlar 5 bini geçti. Avukatlar asgari ücretle çalışıyorlar ve İş Kanunu bu avukatları işçi avukat olarak tanımlıyor.

Av. Berrin Adıyaman: TBB Yönetim Kurulunun baroların Olağanüstü Genel Kurul çağrısını tek tek yapmasını kabul etmemesini eleştirdi. Avukatların ya arabuluculuk ya da avukatlık yapması konusunda öneride bulundu. Kıyafet sorununa değindi. Çalıştay raporu ile ilgili eleştirilerde bulundu.

Av. Yankı Büyüksezer: İşçi avukat olmanın ne demek olduğunu bildiğini söyledi. Meslek İlke ve Kurallarında gri alanların bulunduğuna dikkat çekti. Ceza yargılamasının yanı sıra hukuk davalarında da müdahalelerin başladığına değindi. Sosyal medya ile ilgili görüşlerini aktardı.

Av. Nizar Özkaya: Türkiye’deki yargı sistemini eleştirdi. Bağımsız yargının yok edildiğini, başkanlık sisteminde kuvvetler ayrılığının kuvvetler birliğine dönüştüğünü belirtti. ABD Başkanının ve Almanya Başbakanının talepleri hukukun üstüne çıktı. TBB artık baroları temsil edemez hale geldi. Birlik başkanının Olağanüstü Genel Kurulu toplayıp hesap vermesini istedi.

Av. Gökhan Ahi: Baro Meclisinde konuşmalarda süre sınırının olması gerektiğini söyledi. Avukatlar ile baro başkanlığı arasındaki kopukluğun giderilmesinin yollarının bulunması gerektiğini,  bunun zaman zaman sosyal medya kullanımıyla, örneğin Youtube yayınlarıyla giderilebileceğini söyledi. 12 bin avukatın bulunduğu Kadıköy’de toplantı yapacak bir salon bulunmadığını bildirdi. Çalıştay raporu ile ilgili önerilerde bulundu.

Konuşmaların tamamlanmasından sonra Divan Başkanı Av. Füsun Dikmenli, dilekler bölümünde söz alan bulunmadığı için oturumu kapattı.

YAZDIR
Yükleniyor...