Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Unvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Unvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 05.10.2019 15:26
  • Haber Giriş : 07.10.2019 13:30
  • Etkinlik : 07.10.2019

Ayrımcılık Yasağı Tüm Çocukların Güvencesi Olmalıdır

Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde yaşayan 9 yaşındaki Suriye uyruklu Vail El Suud’un, Acısu Mezarlığın kapısına asılı halde cesedi bulunmuştur. Haberler çocuğun intihar ettiği yönündedir. Ayrıca, Suud’un eğitim gördüğü okulda diğer öğrenciler tarafından Suriyeli olmasından dolayı dışlandığı ve olay günü de okulda görevli bir öğretmen tarafından azarlandığı iddia edilmiştir.

Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından  Rehberlik İl Ekibinin ilk gözlemlerine göre ;  çocuğun başarılı bir öğrenci olduğu, okulda öğretmeni ve arkadaşları ile ilgili herhangi bir problemi olmadığı, babasının ilgili bir veli olduğu, okulla sürekli iletişim halinde olduğu ifade edilmiştir. Olayla ilgili adli ve idari soruşturmaların devam ettiği de belirtilmiştir. belirtilmiştir.

Çocuk Hakları Sözleşmesi madde 2 ‘ye göre, taraf devletler, bu sözleşmede yazılı olan hakları kendi yetkileri altında bulunan her çocuğa, kendilerinin, ana babalarının veya yasal vasilerinin sahip oldukları, ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal ya da başka düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet, sakatlık, doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve taahhüt ederler.Madde 22’ye göre de, taraf devletler ister tek başına olsun isterse ana babası veya herhangi bir başka kimse ile birlikte bulunsun, mülteci statüsü kazanmaya çalışan ya da uluslararası veya iç hukuk kural ve usulleri uyarınca mülteci sayılan bir çocuğun, bu Sözleşmede ve insan haklarına veya insani konulara ilişkin ve sözkonusu Devletlerin taraf oldukları diğer Uluslararası Sözleşmelerde tanınan ve bu duruma uygulanabilir nitelikte bulunan hakları kullanması amacıyla   gerekli bütün önlemleri almakla yükümlüdürler. Türkiye’nin de taraf olduğu Sözleşme’ye göre, çocuğun üstün yararı gereği çocuğun haklarının tesisi için koşulların oluşması yeterli olup mülteci statüsünü kazanması gerekmemektedir.

1982 Anayasası’nın 10. Maddesine göre herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu da benzer şekilde çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesini, çocuk ve ailesinin herhangi bir nedenle ayrımcılığa tabi tutulmamasını temel ilke edinmiştir. Ayrıca söz konusu Suriyeli çocuğumuzun tabi olduğu 6203 sayılı Geçici Koruma Yönetmeliği de 48. maddesinde çocuklarla ilgili tüm işlemlerde çocuğun yüksek yararı gözetilerek ilgili mevzuat hükümleri uygulanacağına değinmiştir. Bu Yönetmelik kapsamındaki yabancıların eğitim faaliyetleri, geçici barınma merkezlerinin içinde ve dışında Millî Eğitim Bakanlığının kontrolünde ve sorumluluğunda yürütülmektedir.

Bu çerçevede, anayasal korumaya sahip eşitlik ilkesi ve sosyal devletin bir gereği olan eğitim hakkı ile birlikte ayrımcılık yasağı, maalesef ki bugün aramızda olmayan Suud gibi her bir Suriyeli çocuk için de geçerlidir. Hiçbir ayrımcılığa maruz bırakılmadan, mülteci statüsü kazanıp kazanmadığına bakılmaksızın bütün çocuklar için yaşama hakkı ve eğitim  hakkının tesisi devletin yükümlülüğündedir. Bu kapsamdaki ihmaller ve alınması gereken tedbirler ile 4 Ekim 2019 günü yaşanmış olan içimizi sızlatan Vail El Suud’un ölümünün araştırılmasının takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygı ile duyurur, çocuğun ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileriz.

                İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi

 

YAZDIR
Yükleniyor...