Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Unvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Unvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 08.07.2019 10:19
  • Haber Giriş : 04.07.2019 18:19
  • Etkinlik : 03.07.2019

Lozan Barış Anlaşması

İstanbul Barosu Cumhuriyet Araştırmaları Merkezine düzenlenen ‘Lozan Barış Anlaşması’ konulu panel, 3 Temmuz 2019 Çarşamba günü saat 17.30’da baromuz merkez bina konferans salonunda yapıldı.

Panelin açılış konuşmasını İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Av. Muazzez Yılmaz yaptı. Yılmaz, Cumhuriyet Araştırmaları Merkezinin düzenlediği ve geleneksel hale getirdiği anlamlı etkinliğin başarılı geçmesini diledi.

Sunumunu İstanbul Barosu Genç Avukatlar Merkezi Sekreteri Av. Mevcen Yazıcı’nın yaptığı paneli, Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi Başkanı Av. Filiz Karaman yönetti.

Cumhuriyet Araştırmaları Merkezinin ilke ve amaçları hakkında bilgi veren Karaman, cumhuriyet kazanımlarını genç kuşaklara aktarmayı, cumhuriyetimizin kuruluş felsefesi konusunda bilinçlendirmeyi şiar edindiğini söyledi. Bu görevin İstanbul Barosunun tarihiyle çok iyi örtüştüğünü belirten Karaman, her yıl olduğu gibi bu yıl da Cumhuriyetin kurucu belgelerinden olan Lozan Barış Anlaşmasını uzmanlar ve katılımcıların katkılarıyla daha iyi anlamaya çalışacaklarını bildirdi.

Panelde ilk sözü Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Av. Hüseyin Özbek aldı. Özbek’in konuşmasının satır başları şöyle:

“Birinci Dünya Savaşının çıkış nedeni enerji zengini Osmanlı Coğrafyasının paylaşılması içindir. Osmanlı İmparatorluğunun bu savaşa zorla sürüklendiği iddiası ise bir fantezidir. Savaşı biz çıkarmıyoruz ama savaşın hedefi biziz. Savaşan devletlerin Osmanlı üzerinde kendi projeleri var.

Batının gözünde Osmanlı terekesinin paylaşımı konusu Şark Meselesidir. Batının Şark Meselesi çözülmedi. Şark Meselesi şarkın kahramanı Mustafa Kemal Paşa’yı yarattı. Bu sıfatı Atatürk’e Asya ve Afrika’nın mazlum milletleri verdi.

‘Lozan Hezimettir’ diyen bir geleneğin temsilcileri var. Bunların Kuvayi İnzibatiye ile hiç bir sorunları yok ama Kuvayi Milliye ile sorunları var. Hilafet Ordusu ile hiçbir sorunları yok, Büyük Millet Meclisi orduları ile sorunları var.  TBMM ile sorunları var. Yunan işgaline İngiliz ve Fransız işgaline direnen dayatmayı ve teslimiyeti kabul etmeyen bir anlayışla sorunları var.

Lozan teslimiyet değildir. İngilizlerle işbirliği yapmak değildir.  Lozan mazlumların direnmesidir. Lozan şarkın direnmesidir. Şark meselesini ters yüz etmektir. Lozan eşit devlet olmak için meydan okumadır. Lozan bir anlamda diplomasi dersi, süngü savaşıdır.

Şark meselesi bitmedi. Bu mesele şimdi önümüze Suriye meselesi olarak geliyor. KKTC olarak önümüze geliyor. Lozan’ı anlayamazsanız, Lozan’a sahip çıkmazsanız bu coğrafyada yaşatmazlar”.

Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevtap Demirci, konuşmasında Lozan Anlaşmasını bütün yönleriyle ele aldı. Demirci’nin konuşmasının satır başları şöyle:

“Lozan neden bu kadar önemli? Lozan tarihi bir anlaşma, bunu asla unutmamamız lazım. Bu Şark Meselesine son noktanın konulduğu bir anlaşma. Yaklaşık 200 yıl devam eden bu Şark Meselesinde devletler Osmanlı coğrafyasında kimin nereyi alacağı konusunda anlaşamadıkları için bu kadar uzun sürdü. Birinci Dünya Savaşı ile çözdüklerini zannettiler. Ama hesap edemedikleri bir şey oldu. Mustafa Kemal Anadolu Türk halkı ile birlikte o dinamizmi ayağa kaldırarak bu paylaşım planına hayır dedi. Milli mücadele bunu tersine çevirdi. Askeri alanda kazanılan zafer, diplomasi alanında masa başında Lozan’da tescil ettirildi. Bu tarihi hesaplaşmanın kazananı Ankara Hükümeti olmuştur.

Lozan Barış Anlaşması, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluşuna yol açan kurucu bir anlaşmadır. Türkiye Cumhuriyetinin uluslar arası alanda milli bir devlet olarak tanınmasına temel olmuştur.  Anlaşmanın bir başka önemi, Türkiye’nin ekonomik ve siyasi bağımsızlığını da sağlamasıdır.

Lozan Anlaşmasıyla gerçekleştirilmesi mümkün olan sınırlar, yani Misak-ı milli sınırları kabul edildi. Lozan, Anadolu topraklarını paramparça eden Sevr belgesinin üzerine de bir çarpı attı, tarihin çöplüğüne gönderdi. Lozan, Sevr’in yerine Misak-ı milliyi oturtmuş bir anlaşmadır.

Lozan’ın bir başka önemi, Türkiye Cumhuriyeti devletini batılı özgür ülkelerle eşit bir devlet haline getirmesidir. Lozan müzakerelerinde Ankara Hükümetinin bütün ısrarları ve kazanımları ‘eşitlik temelinde’ olmuştur.

Birinci Dünya Savaşına son veren anlaşmaların hiç biri bugün ayakta değil. Yaşayan tek anlaşma Lozan’dır”.  

Sevtap Demirci konuşmasının son bölümünde Lozan Anlaşmasıyla belirlenen Patrikhane ve Ruhban okulunun hukuki durumu ile azınlıklar ve mübadele konularında da açıklamalar yaptı.

Sunumların tamamlanmasından sonra soru/cevap bölümüne geçildi ve bazı katılımcıların katkıda bulunduğu görüldü. Panel sonunda konuşmacılara birer Teşekkür Belgesi verildi.

YAZDIR
Yükleniyor...