Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Unvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Unvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 19.05.2019 04:08
  • Haber Giriş : 21.05.2019 15:56
  • Etkinlik : 20.05.2019

Demokrasi Nöbeti: (20 Mayıs 2019 Pazartesi)

Yüksek Seçim Kurulunun İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerini hukuka ve akla aykırı bir kararla iptal etmesi üzerine İstanbul Barosu Başkanlığınca başlatılan ve her akşam 19.00-20.00 saatleri arasında baronun merkez binası önünde tutulan  ‘Demokrasi İçin Dayanışma Nöbeti’ ve bu nöbete destek devam ediyor.

İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu: “23 Hazirana kadar sürecek Demokrasi İçin Dayanışma nöbetlerinin onuncusunu tutuyoruz.  31 Mart seçimlerinin üzerinden bunca zaman geçti, o hukuksuz YSK kararının gerekçesi henüz yazılamadı. Kısa karar açıklandı.  Genellikle kısa kararlarla gerekçeli karar birbiriyle çelişmez. Meğer iptal sebepleri sadece o kısa kararda açıkladıkları değilmiş. Başka şeylerin de olduğunu şimdi öğreniyoruz. Karar öncesi müzakerede hiç konuşmayan 7 YSK üyesinin yazdığı 200 sayfalık gerekçeden söz ediliyor. Demek ki söyleyecek çok sözleri varmış. Bu mahcup karar aslında benim ilk gün attığım twitt’le ilgili idi. Twitt’te  “yaşamım boyunca ben hukuki bir dosyayı incelerken mutlaka onun gerekçesini görmek isterim, YSK’nın kısa kararını gördükten sonra, yaşamımda ilk kez gerekçeyi görmek isteyecek kadar kendimi saf hissetmiyorum, çünkü ben bu gerekçeyi biliyorum” demiştim. 200 sayfa değil 1200 sayfa da yazsalar bu gerekçeyi biliyoruz.

Bu ülkenin temel sorunlarından bir tanesi, siyasal iktidarın yargıyı araçsallaştırmış olmasıdır. O nedenle 23 Haziran sadece bir belediye başkanı seçimi değildir. Bu seçimde kullanacağımız oylar bizim demokrasiye sahip çıktığımızı gösterecek. 17 yıldır sandığın sadece seçme iradesini gördük, 31 Mart seçiminde sandığın ilk kez değiştirdiğine tanık olduk. Ama demokrasi adı altında birileri bu değişime direniyor. 23 Haziran sıradan bir seçim değil, irademizi ve geleceğimizi belirleyebileceğimiz bir seçim olacak.”

Sanatçı Suavi: “Eğer bir ülkenin ve dünyanın en büyük barolarından biri olan İstanbul barosu, demokrasi adına hukuktan,  adaletten söz ediyorsa, toplumu bu noktada daha duyarlı olmaya, omuz omuza olmaya, dayanışmaya davet ediyorsa, bu dayanışma sadece bu kurumun çabası olmaktan çıkmıştır. Bu kurum bizleri sahiplenmek adına bir lokomotif görevi üstlenmiştir.  

Sabahları birbirimize günaydın demeyi çok gördüğümüz, bu denli tebessümden uzaklaştığımız bir hüznün arifesinden geçiyoruz hep beraber. ‘Günaydın’ların bozulduğu, çocukların ‘Allaha emanet’ olarak evden uğurlandığı ve bir meçhule doğru gittiğini biliyoruz. Kadının her türlü erkek egemen şiddeti altında ezildiğini, bedel ödediğini, hatta can verdiğini biliyoruz. Bu buluşma 23 Hazirana ilişkin bir buluşma değildir. Burada inanarak paylaşıyorum ki, bu değerli insanların yanında ve bu değerli ülkenin bir evladı olarak ülkemizi değersizleştirmek adına değil, daha değerli ve hak ettiği yere oturtmak adına verilen her mücadeleyi kutsal biliyorum. Bu mücadele sadece burada bulunan insanların mücadelesi değildir. Bu demokrasi kavgasıdır ve demokrasi hep birlikte inşa edeceğimiz bir binadır. Bu bina, ötekileştirmekten hızla uzaklaşarak, BİZ olma fikriyle kucaklaşarak temeli daha sağlam hale getirilebilecektir. Her taraftan kuşatılmışlığa, her türlü gericiliğe ve yobazlığa, antidemokratik uygulamalara ‘Hayır’ diyerek 23 Haziran seçimlerine odaklanmalıyız. İstanbul’u kazanan, Türkiye’yi Kazanacaktır”.

YAZDIR
Yükleniyor...