Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Unvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Unvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 16.05.2019 12:00
  • Haber Giriş : 13.05.2019 19:43
  • Etkinlik : 13.05.2019

İfadenin Kriminalize Edilmesi Demokrasi İddiasının Kaybedilmesidir

RTÜK; Radyo Sputnik’de Gazeteci/Yazar Zafer Arapkirli tarafından yapımcılığı ve sunuculuğu yapılan Seyr-i Sabah Programına verdiği ceza ile yayınını 5 gün süreyle durdururken, reklam gelirlerinin % 5’inden kesinti yapılması cezasına karar vermiştir.

Alınan bilgiler, Arapkirli’nin cezaya neden olan yayında, Gezi’de katledilen Abdullah Cömert ve Berkin Elvan’a uygulanan şiddeti eleştirmesidir. RTÜK, bu eleştiriden hareketle, “terör eylemini, faillerini ve mağdurlarını terörün amaçlarına hizmet edecek sonuçlar doğuracak şekilde sunma” şeklinde açıkladığı bir gerekçe ile bahse konu cezayı vermiştir.

RTÜK tarafından bu gerekçe ile daha önce de verilen cezalar, hukuksal zeminde daima tartışma konusu olması bakımından önem taşımaktadır.

İsnat edilen eylemi karşılayacak yasal hükümler için en önemli gösterge, ölçü ve öngörüdür. Açık deyişle muğlak ifadelerin giderek her türlü eylem veya ifadeye uygulanabilmesi suretiyle keyfi kullanımı sonucunu doğuran gerekçeler, hukuksal olmaktan uzaktır. Ölçüsüzlüğü ve öngörülebilirliği bakımından son derece de muğlak bir gerekçenin, sanki bir hukuksal içerik taşıyormuş gibi sunulması ona meşruiyet kazandıramaz. TCK’nunda “suçu ve suçluyu övme” anlamına gelebilecek bir soruşturmaya davetiye çıkaran bu gerekçe de ölçüsüz ve öngörülemez niteliktedir.

Bu ceza, sonuç itibariyle her türlü ifadenin kriminalize edilmesi anlamına gelir ki,  bu yönüyle de demokrasi iddiasından vazgeçilmesidir. İfade özgürlüğünü tümüyle ortadan kaldıran bu karar, tahammülsüzlüğün de somut göstergesidir. Zaten “ele geçirilmiş” bir medya dünyasının içinde olan ülkemizde, parmakla sayılacak bir muhalefete hoşgörüsüz yaklaşımlar sergilemek, herşeyi yeniden düşünmek için yeterlidir.

İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI

YAZDIR
Yükleniyor...