Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 15.01.2019 10:52
  • Haber Giriş : 07.01.2019 15:46
  • Etkinlik : 07.01.2019

Mertcan, Melike ve Mehmet Çocuk Koruma Sistemindeki Eksiklikler Nedeniyle Öldü

Son günlerde çocukların maruz kaldığı istismar vakaları sadece acı üzüntünün ifade edilmesi veya yapanların lanetlenmesi ile değil “ÇOCUK KORUYAMAMA”adına eksikliklerimizi ifade etmek, çözüm bulmak için de vesile olmalıdır.

Şiddet gördüğü gerekçesi ile boşanma davası açan ve çocuklarını diğer ebeveyne bırakmak zorunda kalan anne ile ilgili olarak Aile Mahkemesi Hâkiminin “Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun” gereğince resen müdahale hakkı ve görevi olduğunu hatırlatır, sadece ebeveynlerin çocukların velayeti konusunda ortak beyanda bulunmasının çocuk yararına olmadığını vurgulamak isteriz. Çocukların, yaşamında şiddet öyküsü olan, sabıka kaydı bulunan kişilere teslimi, göz göre göre şiddete maruz kalmalarının önünün açılmasıdır. Çocuk Koruma Kanunu gereğince çocuğun gördüğü şiddete tanık olan, izleri gören, öyküsü hakkında bilgi sahibi olan öğretmen, komşu, aile bireyleri vb ihbar yükümlülüğünü yerine getirmek zorundadır. Bunun ihlali Türk Ceza Kanunu gereğince de suçtur.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Aile Mahkemelerinde görülen davalarda çocuklar hakkında özel takip sistemi oluşturmalı ve ebeveynler çocukları boşanma süreci sonrasında kaderine terk etmemelidir.

Sadece şiddete maruz kalan değil, ailede bulunan diğer çocukların da şiddet uygulayan kişiden korunmasının sağlanması, şahsi ilişki tesisi ortadan kaldırılmalı veya uzman gözetiminde gerçekleştirilmelidir.

Çocuklara, kadınlara ve güçsüz durumdaki kişilere karşı eziyet ve istismar suçunu gerçekleştirdiği iddia edilen kişilerin televizyon programlarında ve sosyal medyada gündeme gelmesiyle hakkında derhal soruşturma süreçleri işletilmelidir. İnsanların merak, korku, panik ve dehşet verici duyguları alet edilerek reyting uğruna sorunun çözümü ertelenmemelidir. Kolluk güçleri ve savcılıkların en küçük istismar iddiasında dahi harekete geçmesi gerekmektedir

Çocukların okula ulaşımı konusunda ücretsiz servis sistemi en ücra köşelerde dahi sisteme sokulmalıdır. Çocukların güvenlik içinde eğitim hakkını kullanmaları sağlanmalıdır. Yaz saati uygulaması nedeniyle sabahın en karanlık saatlerinde okula ulaşmaya çalışan çocukların tehlikelerden korunması amacıyla tüm cadde ve sokaklarda aydınlatmanın sağlanması ve servis taşımacılığı, zorunlu hale getirilmelidir. Başıboş hayvanların savunmasız kişilere zarar vermesinin engellenmesi amacıyla, hayvanların doğal ortamlarında güven içinde yaşamaları olanağı saplanmalı, tehlike oluşturmalarının önüne geçilmelidir.

Çocuğun üstün yararını esas alan adli ve idari uygulamalar, bilinçlendirme eğitim çalışmaları, etkin- aktif müdahale yöntemleri devletin ve bu alanda çalışan tüm kurum ve kuruluşların işbirliği ile istismarla mücadele yolunda çözüm olacaktır. Bu nedenle sadece hayıflanmak, üzülmek veya hamasi söylemlerde bulunmak yerine somut çözümlerin üretilmesi noktasında bir araya gelinmelidir. İstanbul Barosu olarak çocuğun korunması adına her türlü çalışmanın içinde olacağımızı, tüm katkıyı sunacağımızı belirtmek isiteriz.

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi

YAZDIR
Yükleniyor...