HABERLER
  • Son Güncelleme : 22.02.2016 17:02
  • Haber Giriş : 19.02.2016 17:35
  • Etkinlik : 19.02.2016

İfade Özgürlüğü Açısından Mevzuattan Ve Uygulamadan Kaynaklanan Sorunlar Var

İstanbul Barosu ve Basın Konseyince düzenlenen ‘AİHM Kararları Işığında İfade ve Basın Özgürlüğü’ konulu toplantı 19 Şubat 2016 Cuma günü saat 11.00’da Galatasaray Üniversitesi Aydın Doğan Salonunda gerçekleştirildi.

Toplantı, Basın Konseyi Başkanı Gazeteci Pınar Türenç’in sunumuyla başladı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Başkan Yardımcısı ve Yargıcı Prof. Dr. Işıl Karakaş, konuya ilişkin bir konferans verdi.  

Türkiye’nin son günlerde gündeminin sık sık değiştiğini ancak ifade özgürlüğüyle ilgili gündeminin hiç değişmediğini vurgulayan Karakaş, Türkiye’nin ifade özgürlüğü alanında hiçbir zaman istenen noktaya ulaşamadığını söyledi.

Karakaş, Türkiye’nin 1990 yılından bu yana AİHM kararlarıyla karşı karşıya bulunduğunu, 2015 yılı istatistiklerine bakıldığında AİHM’e en fazla başvuru yapan ülkeler arasında üçüncü sırada olduğunun görüldüğünü bildirdi. Ukrayna’nın içinde bulunduğu özel durum nedeniyle birinci, Rusya’nın ikinci, İtalya dördüncü sırada yer aldığını kaydeden Işıl Karataş,  “Aslında Türkiye birinci sırada diyebiliriz. Çünkü Rusya’nın başvurularının çoğu kabul edilmez nitelikte. Oysa Türkiye’nin yaptığı başvurular genellikle yaşam hakkının ihlali, işkence yasağı, adil yargılanma hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı gibi temel konuları kapsıyor” dedi.

1958 yılından günümüze AİHM’e ifade özgürlüğü kapsamında toplam 18 bin 557 dava açıldığını, bunların 619’unun ifade özgürlüğüne ilişkin olduğunu belirten Karakaş, bu 619 davadan 258’inin Türkiye’ye ait olduğunu ve bu davaların %99’unun ihlalle sonuçlandığını bildirdi.  

Türkiye’nin AİHM ve diğer Avrupa ülkeleri karşısında ifade özgürlüğü açısından ciddi sorunlu bir ülke konumunda olduğunu hatırlatan Karakaş, “İstatistikler Türkiye’deki ifade özgürlüğünün yetersizliğini açıkça gösteriyor. İfade özgürlüğü açısından mevzuattan ve uygulamadan kaynaklanan sorunlar var” dedi.

AİHM’nin beklemeye tahammülü olmayan davaları öncelikle ele aldığını,  bunların da yaşam hakkı ihlalleri, kötü muamele ve işkence, tutukluluk halleri olduğunu kaydeden Işıl Karakaş, İfade özgürlüğünün bu öncelikli davalar arasında olmadığını söyledi.

Karakaş, AİHM’in 1976 yılında verdiği karardaki ifade özgürlüğü değerlendirmelerini şu sözlerle anlattı: “Sizin görüşlerinizden farklı görüşlerden ne kadar rahatsız olursanız olun kamunun bir kısmını tahrik de etse, kışkırtsa da onlara karşı tahammüllü olmak zorundasınız. Bu devlet veya halkın bir kesimi için incitici, şoke edici ve endişe verici fikirler için de geçerlidir. Çoğulculuk ve hoşgörünün gereği de budur. Kamunun basın özgürlüğünü bu çerçevede görmesi lazım”.

Karakaş, konuyla ilgili Fransa, İspanya ve Türkiye ile ilgili üç davaya ilişkin kararlar üzerinde durdu.

Işıl Karakaş, AİHM karları çerçevesinde Türkiye’ye ilişkin şu değerlendirmelerde bulunarak konuşmasını sonlandırdı:

“Hakaret suçlarının ceza yasalarından çıkması gerekiyor. Tazminat davalarında orantılılık gerekiyor. Siyasi kişilikler, cumhurbaşkanı, başbakan, kamu görevlileri ve benzerleri için ayrıcalıklar kalkıyor. Siyasi kişilere hakarette cezai yaptırım kabul edilmiyor. Ben Türkiye’de mevzuat değişikliğinin şart olduğunu düşünüyorum. TCK 299 mutlaka kaldırılmalı. TCK 125’deki cezalar da çok orantısız. Genel eğilime uygun olarak 125. Madde çerçevesinde de orantılı bir tazminat hukuku sorumluluğu olmalı. Bütün bunlar biraz da kültürle ilgili. Bizde maalesef eleştiri kültürü yok. Eleştiriye tahammül edemiyoruz. Hele hele siyasetçinin sinirlenmeye hakkı yok. Siyasetçinin sert eleştiriyi hoş görmesi gerekiyor. Siyasetçilerin bu terbiyeyi alması lazım, siyasetçi siyaset meydanına çıkınca her türlü eleştiriyi kabul etmesi gerekiyor. Yargı organlarının da elbette bunun içinde yer alması lazım. AİHM içtihatları ortada. Yabancı dil bilmemek mazeret değil, AİHM kararlarının Türkçesi de var”.

Konuşmanın tamamlanmasından sonra soru-cevap bölümüne geçildi.

Konferans sonunda AİHM Başkan Yardımcısı ve Yargıcı Prof. Dr. Işıl Karakaş’a plaket ve armağanlar sunuldu.

YAZDIR
Yükleniyor...