Baro Dergisi 2013 / 4 Temmuz Ağustos Sayısı - page 98

97
Belirsiz Alacak Davasında...• Av. Ö.L.ÇOŞAR
dan söz edilemez. Özellikle, kısmî davaya ilişkin yeni hükümler de
dikkate alınıp birlikte değerlendirildiğinde, baştan tespiti mümkün
olan hâllerde bu yola başvurulması kabul edileme,”
gerekçesiyle bu
dava çeşidine HMK m. 109/2 ile sınırlama getirmiştir.
Yani dava veya alacağın miktarının taraflar arasında tartışmalı veya
açıkça belirlenemez olması koşuluyla hem kısmi dava hem de belirsiz
alacak davası açılabilir.Bu her iki dava türü için geçerli açılış koşuludur.
Koşulun eksikliği, bir dava şartı olan hukuki yarar yokluğunu gerektirip
davanın ön inceleme aşamasında usulden reddine yol açacaktır.
Ne var ki, “hangi koşullar altında dava miktarının bilinebilir veya tespit
edilebilir olduğuna ilişkin yasal bir ölçüt konulmamış” olmasından dolayı
yeni yasanın yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olan “Belirsiz Alacak”
davalarının,“alacağın tam ve kesin olarak hesap edilebileceği, bu neden-
le hukuki yararın bulunmadığı”, gerekçeleriyle bazı yerel mahkemelerce
“Usul Yönünden” reddedilmesine yol açmıştır.
6100 Sayılı HMK’nın uygulanmasındaki acemilik dönemine ilişkin bu
gibi sonuçları ağır olumsuz deneyimler özellikle biz avukatları ürküttüğün-
den girişte bahsettiğimiz çekingenliği de ister istemez haklı çıkarmaktadır.
C- Yargıtay’ın Tutumu
Kısa bir sürelik karmaşa ve duraksamanın ardından Yargıtay 9. ve
10. Hukuk Daireleri “Kısmi Davanın” ve “Belirsiz alacak davasının” açılış
koşulu olan “dava ve alacak miktarının “belirli” olmasına ilişkin ilk ve
önemli kararlar vermiş, ardından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2012-9-
838 Esas, 2012-715 Karar 17.10.2012 tarihli kararıyla konuyu istikrara
kavuşturan ilke ve kuralları belirlemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına
3
göre, “hem objektif hem de
sübjektif bakımdan” tartışmasız olmadıkça dava ve alacak miktarının ta-
mamı belirlenebilir nitelikte değildir. Bu halde belirsiz alacak davası da
kısmi dava da açılabilir.
Demek oluyor ki, dava dilekçesinde açılan davanın belirsiz alacak davası
olduğuna ilişkin bir ibare bulunsun ya da bulunmasın ve davacının nitelen-
dirmesi ne olursa olsun, davanın belirsiz alacak davası niteliğini haiz olup
olmadığı mahkemece yukarıdaki kriterlere göre resen takdir edilecektir.
3 İstanbul Barosu Dergisi, Sayı: 2013/1,Sayfa:327-336
1...,88,89,90,91,92,93,94,95,96,97 99,100,101,102,103,104,105,106,107,108,...641
Powered by FlippingBook