Baro Dergisi 2013 / 4 Temmuz Ağustos Sayısı - page 83

82 İSTANBUL BAROSU DERGİSİ • Cilt: 87 • Sayı: 4 • Yıl: 2013
Mal sigortalarında geçerli olan ilkelerden biri sigortacının ödediği taz-
minat oranında sigortalının haklarına halef olmasıdır. Sigortacının tazmin
ettiği zarar, üçüncü kişinin kusurlu davranışı yüzünden gerçekleşmişse, bu
kişiye karşı dava açılarak tazminat istenebilir.
5
Halefiyet ilkesi gereğince
de sigortacı, ödediği sigorta tazminatı dolayısıyla hukuken sigorta ettiren
kişi yerine geçer, onun halefi olur. (TTK m.1481)
Sigortacıya halefiyet hakkının tanınması iki temele dayanmaktadır
6
.
Zarar sigortalarının temeli olan “zenginleşme yasağı” prensibinin sonucu
olarak, sigorta ettirenin uğradığı zararı bir kez tazmin etmesi gerekmektedir.
Sigorta hukukunda kanuni halefiyet, tazmin ilkesinin bir sonucudur.
Bu yüzden sadece zarar sigortalarında uygulanır
7
. Zarar sigortasının bir
çeşidi olan sorumluluk sigortalarında halefiyet ilkesinin geçerli olup olma-
yacağı eski kanun döneminde tartışmalı iken
8
, 6102 Sayılı TTK bu konuda
açık bir düzenleme yaparak söz konusu tartışmaya son vermiş olacaktır.
Kanaatimizce de sorumluluk sigortalarında halefiyet ilkesinin uygulanması
daha isabetlidir. Böylelikle sigortacı sigortalıya halef olmakta ve sigortalının
üçüncü şahsa karşı açacağı davada sahip olduğu bütün defileri üçüncü
şahsa karşı ileri sürebilecektir
9
.
Zarar sigortalarında halefiyet ilkesi ile, zarar gören sigortalının aynı
zarar için iki defa tazminat alıp haksız olarak zenginleşmesinin önlenmesi
ve sigortalıya zarar veren kimsenin sorumluluktan kurtulmasının önüne
5 Mustafa ÇEKER,
Yargıtay Kararları Işığında Sigorta Hukuku
, Adana, 2011, s. 99.
6 TTK m.1472’nin gerekçesinde, “Zarara sebep olan kimseye karşı sigortalının haiz ol-
duğu tazminat talep hakkı, ödediği oranda sigortacıya geçer. Sigorta hukukunda bütün
dünya uygulamasında bu kurala rastlanır. Amaç, hem sigortalının rizikonun gerçekleş-
mesi sonunda maruz kaldığı zarardan fazla bir tazminat alarak zenginleşmesine mani
olmak hem de zarar görenin verdiği zarardan dolayı sorumluluğunu devam ettirebil-
mektir. Bu prensip gerçek zararın karşılanmasının söz konusu olduğu tazminat sigor-
talarında geçerli iken, bu niteliği olmayan can sigortalarında geçersizdir. Halefiyet ilkesi
gereği sigortacı, sigortalısının yerine geçerek zarara neden olan kişilere yaptığı ödemeyi
rücu edeceğinden, sigortalı sigortacının bu yöndeki haklarını ihlal edici davranışlardan
kaçınması, sigortacısının zararına neden olmaması gerekir. Aksi takdirde sigortalının
sorumluluğu söz konusu olur. Diğer taraftan, sigortacı sigortalısının zararın bir kısmını
karşılamışsa, genel sorumluluk ilkeleri çerçevesinde karşılanmayan zararı için sorum-
lulara her zaman başvurabilir.” denilmek suretiyle, düzenlemenin amacı ve uygulanma
biçimi açıklanmıştır.
7 Sibel KORKMAZ, Sigorta Sözleşmelerinde İspat Sorunları, İzmir, 2004, s. 253.
8 Bir görüşe göre, sorumluluk sigortalarında sigorta ettirenin verdiği zarar karşılanmak-
tadır. Sigortacı daha sonra zarar veren olarak sigorta ettirene rücu edecek olursa zarara
yine sigorta ettiren katlanmış olur. Bu sebeple sorumluluk sigortalarında halefiyet ilkesi
geçerli olmayacaktır. Diğer bir görüşe göre ise, sigorta ettirenin yanı sıra, başka kimse-
lerinde de zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu durumlar için sorum-
luluk sigortalarında halefiyet ilkesi uygulanabilir. (OMAĞ, s. 95)
9 Ali BOZER, Sigorta Hukuku Genel Hükümler- Bazı Sigorta Türleri, Ankara, 1999, s. 103.
1...,73,74,75,76,77,78,79,80,81,82 84,85,86,87,88,89,90,91,92,93,...641
Powered by FlippingBook