İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

HEDEFTEYİZ DİYEN BAROLARDAN TBMM’YE YÜRÜYÜŞ

HEDEFTEYİZ DİYEN BAROLARDAN TBMM’YE YÜRÜYÜŞ

Türkiye genelinde artan avukata yönelik şiddet olayları, baro başkanlarını harekete geçirdi. Olağanüstü toplantının ardından 81 ilin baro başkanları, çözüm taleplerini Meclis’e taşımak için yürüdü.

81 BARO SAVUNMAYA SALDIRIYA KARŞI TOPLANDI

Türkiye’de avukatlara yönelik artan şiddet, hukuk dünyasını ayağa kaldırdı. Son dönemde avukat Hatice Kocaefe’ye yönelik silahlı saldırı ve hayatını kaybeden Zekeriya Polat gibi isimler, baroları olağanüstü toplantıya sürükleyen kırılma noktaları oldu. Türkiye Barolar Birliği çatısı altında bir araya gelen 81 il baro başkanı, yalnızca konuşmadı. Ankara’da Güvenpark’tan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yürüyerek tepkilerini doğrudan siyasetin gündemine taşıdı.

IMG_3166.JPG

Sağkan: “Şiddet münferit değil, sistematik bir sorun”

Toplantının açılışında söz alan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Erinç Sağkan, sorunun boyutunu net ifadelerle ortaya koydu.

Sağkan, avukatlara yönelik şiddetin artık tekil olaylar olarak görülemeyeceğini vurgulayarak şu sözlerle dikkat çekti:

“Bu şiddet münferit değil, sistematik. Çözüm de sistematik olmak zorunda.”

Sağkan, Türkiye genelinde şiddet vakalarının kayıt altına alınması için geliştirilen yazılımı anlatarak, tüm baroların bu sisteme veri girişi yapabildiğini söyledi. Ancak asıl kritik vurgu, yasal düzenlemeler üzerineydi:

“Avukata yönelik şiddet tutuklama nedeni sayılmalı. Tehdit suçlarında avukatın hedef alınması nitelikli hal kabul edilmeli. Ceza ertelemesi bu suçlar için uygulanmamalı.”

Sağkan’ın en çarpıcı uyarısı ise yalnızca cezalandırmaya odaklanılmaması gerektiğiydi:

“Caydırıcılık şart ama tek başına yetmez; önleyici mekanizmalar kurulmadan bu şiddet durdurulamaz.”

WhatsApp Image 2026-05-05 at 09.36.10.jpeg

Kaboğlu: “Tehlikedeki değil, hedefteki avukat”

İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr.  İbrahim Ö. Kaboğlu ise konuşmasında çok daha sert bir çerçeve çizdi.

Kaboğlu’nun şu sözleri toplantının en güçlü çıkışlarından biri oldu:

“Tehlikedeki avukat değil, hedefteki avukat.”

Bu ifadeyle saldırıların tesadüfi olmadığını savunan Kaboğlu, avukatların bilinçli şekilde hedef haline getirildiğini öne sürdü.

Konuşmasında 2015 sonrası siyasal iklime ve 2017 anayasa değişikliğine dikkat çeken Kaboğlu, baroların bu yeni sistemde “dışarıda bırakılan” yapılar olduğunu vurguladı:

“Barolar bu hiyerarşiye dahil edilemediği için hedef haline getirildi.”

7249 sayılı yasa sürecini “büyük kırılma” olarak tanımlayan Kaboğlu, savunmanın itibarsızlaştırıldığını söyledi.

Sahadan verdiği örnek ise salonda dikkatleri üzerine çekti:

“Bir kolluk görevlisi avukata ‘Sen müdahale edemezsin’ diyebiliyor. Bu, savunmanın görev alanının daraltılmak istendiğinin açık göstergesidir.”

Kaboğlu sorunun yalnızca hukuki değil, doğrudan sistemsel olduğuna dikkat çekti.

“Savunma, sokakta başlar ve yargının son aşamasına kadar devam eder. Bu gerçeğin görmezden gelinmesi kabul edilemez.”

“Sorun büyük, çözüm çok katmanlı”

Toplantıda yalnızca eleştiriler değil, somut çözüm önerileri de masaya yatırıldı.

Öne çıkan talepler şöyle sıralandı:

  • Avukata yönelik şiddetin tutuklama nedeni sayılması
  • Tehdit suçlarında “nitelikli hal” düzenlemesi
  • Ceza ertelemesinin kaldırılması
  • Risk altındaki avukatlar için önleyici koruma mekanizmaları
  • Haciz ve keşiflerde kolluk bulundurulması zorunluluğu
  • Avrupa Konseyi Avukatlık Mesleğinin Korunması Sözleşmesi’nin onaylanması
kullan.jpeg

Sözden eyleme: Güvenpark’tan Meclis’e yürüyüş

Toplantının ardından 81 baro başkanı, Güvenpark’tan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yürüdü.

Bu yürüyüş, yalnızca bir protesto değil; “savunmaya yönelik şiddetin doğrudan hukuk devletine yöneldiği” mesajının güçlü bir ilanıydı.

Baro başkanları daha sonra oluşturdukları heyetle Meclis’te görüşmeler gerçekleştirerek taleplerini doğrudan yetkililere iletti.

“Tek ses, tek yürek” çağrısı

Toplantının en net ortak mesajı ise birlik oldu.

Baroların ve tüm hukuk kurumlarının birlikte hareket etmesi gerektiği vurgulanırken, Türkiye’deki genel şiddet ikliminin avukatlara yönelik saldırılardan bağımsız olmadığı ifade edildi.

cubbe_son.jpeg

Kategori:Haberler
HEDEFTEYİZ DİYEN BAROLARDAN TBMM’YE YÜRÜYÜŞ | İstanbul Barosu