Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 19.02.2018 17:52
  • Haber Giriş : 12.02.2018 21:06
  • Etkinlik : 09.02.2018

Yargıyı Kuşatma Projesinde ‘SON VURUŞ’

İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, 9 Şubat 2018 Cuma günü CEM TV’de canlı yayınlanan “Mustafa Mutlu ile Kral Çıplak” programında, yargı bağımsızlığı, kamu kurumu niteliğindeki bazı kuruluşların adlarının önünde yer alan Türk ve Türkiye kelimelerinin çıkarılmasının sakıncaları ve doğuracağı olumsuzluklar üzerinde durdu.         

Durakoğlu’nun programda yaptığı bazı tespit ve değerlendirmeler özetle şöyle:

Ülkemizde yargı bağımsızlığına çok ciddi ihtiyaç var, yargı tarafsızlığına da. Yargı bağımsızlığı ya da yargı tarafsızlığı sadece avukatın, hâkimin, savcının sorunu değil, sağlık sorunu aslında. Bu nedenle de halkın yargı bağımsızlığına ve tarafsızlığına sahip çıkmasını istiyorum. Yargı bağımsızlığı insanca yaşamak demek, onurlu yaşamak demek yargı bağımsızlığı… Yargı bağımsızlığı hukuk güvenliği demek, alnı ak, başı dik olan insanın alnı ak, başı dik dolaşabilmesi demek aslında… Sabah saat altıda kapı çalındığında gelenin sütçü olması demek yargı bağımsızlığı… “

“Bugünlerde özellikle de yargının kuşatılmasından kaynaklanan temel nedenlerle sadece avukatları esir alamamışlardı… Böyle bir operasyon başlıyor. Bugün bunları konuşmak zorundayız. Kral çıplak! kralın çıplak olduğunu bugün artık söylemek zorundayız…”

“Türklük değerlendirilmesi hangi ölçütlere göre yapılacaktır? Bu bir yarışma mıdır? Türklüğümüzü yarıştıracak mıyız? Bunu imkân var mı? Türk Tabipler Birliği bir bildiri yayınladı. O bildirideki görüşlere katılırsınız, katılmazsınız. Önemli olan nokta bu çerçevedeki görüşlerin düşünceyi açıklama özgürlüğü içersinde yapılıp yapılmadığıdır. Böyle söylediler diye insanların gözaltına alınmaları, soruşturma açılması demokratik ülkelerde görülen bir şey değil. Doğrusunu isterseniz bildirinin zamanlamasını ben de pek doğru bulmadım. Ama ben doğru bulmadım, hükümet doğru bulmadı diye ona düşman hukuku uygulanması doğru değildir. Bu Türk toplumuna verilmiş biri mesajdır.”

“Türk Tabipler Birliği ve Türkiye Barolar Birliğinin adının başındaki ‘Türk’ ve ‘Türkiye’ kelimelerinin kaldırılması gündeme geldi. Bunu hangi ölçüte göre yapıyorsun? TBB şimdiye kadar hangi uygulamasıyla isminin önündeki Türkiye kelimesinin kaldırılmasına neden olabilecek saygısızlığı yapmış olabilir. Biz barolar olarak Türkiye Barlar Birliğini üst kimlik olarak kabul ederken asla böyle bir saygısızlığın yapılmasına izin veremeyiz. Bu baroların kendine olan özsaygısını yitirmiş olmayı da kabul etmiş anlamına gelir. Asla böyle bir şey söz konusu olamaz ve asla böyle bir ithamı kabul edemeyiz. Türkiye Barolar Birliği,  adındaki Türkiye kelimesinin çıkarılmasını hak etmiyor.”

“Bazı kamu kurumu niteliğindeki kuruluşların adlarının önündeki Türk ve Türkiye kelimelerinin kaldırılacağına ilişkin açıklamadan sonra başka açıklamalar da oldu: İsteyen istediği barosunu kursun, kaynaklarını keseceğiz, avukatların baroya üye olma zorunluluğunun kaldırılacağı gibi… Bu tür söylemler bize yabancı değil. Bunlar yılardır konuşulan şeyler. Özellikle bugünkü siyasal iktidarın yargıyı kuşatma projesinin temel parçalarından birisi. Avukatlar açısından baktığımızda öncelikle içinde bulunduğumuz yargının koşulları bakımından son vuruşun yapılmakta olduğunu görüyoruz. Çünkü yargıyı kuşatmada en büyük engel avukatlar. Avukatlar o kuşatmaya karşı oldukları için böyle bir fırsatı değerlendirmek istiyorlar. “

“Bu süreç sadece baroların ayrılması, parçalanması süreci değil, bu ister istemez bir süre sonra cemaatlerin, etnik kimliklerin, bölgelerin barosunun, cemiyetinin, derneğinin olmasına yol açacaktır. Bu kadar çok savaştan, harekâttan söz ettiğimiz dönem içersinde üstelik anayasaya göre ülkenin birliğini sağlaması gereken bir makamdan böylesine ayrıştıran projelerin ortaya çıkmış olması çok manidardır. 2013’de FETÖ’nün böyle bir projesinin olduğunu biliyorum. Bu bir FETÖ projesi aslında.”

 

YAZDIR
Yükleniyor...