Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 19.12.2017 11:54
  • Haber Giriş : 19.12.2017 11:53
  • Etkinlik : 14.12.2017

Unutulan Cephe: Sarıkamış 1914

İstanbul Barosu Cumhuriyet Araştırmaları Merkezince düzenlenen “Unutulan Cephe: Sarıkamış 1914” konulu panel, 14 Aralık 2017 Perşembe günü saat 17.00’da Baro Kültür Merkezi Konferans Salonunda yapıldı.

Sarıkamış şehitleri için yapılan saygı duruşundan sonra İstiklal Marşı okundu.

Panelin açılışında konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, Türk tarihinin çok önemli bir dönüm noktasını teşkil eden, öyküleştirilmiş, gerçekten de hepimiz açısından bilinmesi gereken tarihsel bir dönemin panelde uzmanlarca ele alınacağını söyledi.

Sarıkamış destanının, soğuk kış gününe özgü kahraman askerlerin ölümüne neden olan bir süreç gibi anlatıldığını belirten Durakoğlu,  “Aslında siyaset ve askerlik açısından başlangıcıyla, süreciyle, sonucuyla biraz derinden inceleyenlerin çok önemli sonuçları da ifade ettiğini bilmemiz gerekiyor” dedi.

Panelin bu açıdan çok büyük bir önemi olduğunu vurgulayan Mehmet Durakoğlu,  Enver Paşanın uyguladığı strateji, Ermenilerin süreç içersindeki rolleri, Kars, Van, Muş gibi yerlere doğrudan Ruslar tarafından Ermeni valiler atanmasına ilişkin sürecin siyasal açıdan pek çok gerçeklikle karşı karşıya olunduğunun görülebileceğini bildirdi.

Paneli yöneten İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Şahin Erol, Sarıkamış Cephesini Osmanlı dönemine ait bir olay olarak görmemek gerektiğini, Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı İmparatorluğunun sonuçları üzerine kurulduğu için olaya bu bütünsellik açısından bakmak gerektiğini bildirdi. Erol ayrıca, panel konuşmacılarından Emekli Tümgeneral, Yazar Dr. Cihangir Akşit’in kitaplarının tanıtımına ilişkin daha önce yazıp yayınladığı bir yazısını sundu.

Panelde konuşan Emekli Tümgeneral, Yazar Dr. Cihangir Akşit, Sarıkamış harekâtını,Ne yazık ki tarihimize bir zafer olarak geçemeyen, ancak Mehmetçiğin sabır, sebat ve insan takatinin çok üzerinde fedakâr ve kahraman davranışlarını içeren” bir harekât olarak niteledi.  

Tarihteki kış harekâtları ve getirdiği kayıplar hakkında bilgi veren Akşit, Sarıkamış harekâtının halktan ve tarihten saklandığını, cumhuriyet döneminin başlamasıyla birlikte yavaş yavaş açığa çıktığını ve bugünlere gelindiğini söyledi.

Birinci Dünya Savaşı sürecinde 9 cephede savaşıldığını ve 750 bin kayıp verildiğini belirten Akşit,  Sarıkamış Harekâtının sebeplerini şöyle sıraladı: “Almanların etkisiyle Avrupa Cephesinin yükünü azaltma;  Enver Paşa’nın heyecanı ve ruh hali; Balkan Harbi yenilgisiyle oluşan kara lekeyi silme amacı ve buralardan elde edilecek zaferlerden sonra Turan hayalini gerçekleştirmek; Otuz beş yıl önce Osmanlı Rus savaşında kaybedilen toprakları geri alma umudu”.

Doğudaki harekâtı sürdüren 3. ordu ve Rus ordusu hakkında karşılaştırmalı bilgi veren ve harekâtın safhalarını anlatan Akşit, savaşta Türklerin 60 bin, Rusların ise 31 bin kayıp verdiğini kaydetti.

Emekli Tümgeneral, Yazar Dr. Cihangir Akşit, sözlerini şöyle tamamladı: “Planlar masa üzerinde, sıcak odalarda çok iyi hazırlanmış olmasına rağmen gerçekçi değil, lojistik destek hiç yok, daha çatışma başlamadan bin, bin yüz kilometrelik çok uzun intikaller askeri yeterince yormuş, dayanma gücünün üzerine çıkmış. Keşif ve emniyetin doğru dürüst haritaları bile yok. 9 Cephede savaştık, hiç bir müttefikimizden önce teslim olmadık. Ruslar, doğuda bizimle savaşırken kolordularını Avrupa yakasına kaydıramadılar. Alman-Rus dengesi Almanların lehine döndü. Sarıkamış harekâtından sonra Ruslar sadece bir iki yıl içersinde Doğu Anadolu’da topraklarımızı Erzincan’a kadar işgal ettiler. Bizim Mehmetçik çok iyi çarpıştı ama onun için ya donarak ölüm, ya da Sibirya’da esaret vardı”.   

Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Av. Hüseyin Özbek, “Sarıkamış harekâtı Birinci Dünya Savaşının başlangıcında, iki haftalık bir süreç içersinde yaşanan bir olaydır. Askeri kayıplar çok yüksek olmuştur, ama Rusların kaybı da en az bizimki kadar olmuştur” dedi.

Üçüncü ordunun mevcudu 75 bin iken 90 bin şehit verildiğini söylemenin bilimsel olmaktan uzak olduğuna dikkat çeken Özbek, bunun kamuoyuna yansıyan bir söylem olduğunu bildirdi.

93 Harbinden, 1877-78 Türk-Rus savaşından bu yana Sarıkamış’ın işgal altında bulunduğunun altını çizen Hüseyin Özbek, “Ülkenin güvenliği açısından Kafkasların elde tutulması gerekiyordu. Sarıkamış harekâtı iyi planlanan ancak facia ile biten bir harekâttır. Harekâtın planlanmasında ve kurmay hesaplarında hiçbir hata yoktur. Uygulamada aksamalar ve hatalar olmuştur. Neticeye hedeflenen zamanda ulaşılamamıştır” dedi.

Türk Ordusunun travma yaratan dört büyük yenilgisi bulunduğunu, bunları 1683 Viyana bozgunu, 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı, 1912 Balkan Bozgunu ve 1914 Sarıkamış harekatı olarak sıralayan Özbek, sözlerini şöyle tamamladı:  “Sarıkamış olayının gündeme getirilmesi ve popülerleştirilmesi ve bir kamuoyu duyarlılığı yaratılması doğru bir şeydir, uluslararası ilişkiler prizmasından değil de duygusal prizmadan Sarıkamış’ın yaygınlaştırılması ise doğru değildir. Geçtiğimiz yüz yılda Osmanlıyı parçalamayı amaçlayan nasıl bir ŞARK MESELESİ var idiyse, günümüzde de aynı anlamı taşıyan bir BOB MESELESİ vardır. Ülkemizdeki camilerde günde beş vakit namaza beş vakit daha eklemek varken Şam’da Cuma namazına endekslenmenin getireceği felaketleri de tarih bilinciyle değerlendirmek lazımdır”.

Sunumların tamamlanmasından soru cevap bölümüne geçildi.

Panel sonunda konuşmacılara İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu tarafından birer Teşekkür Belgesi sunuldu.

YAZDIR
Yükleniyor...