Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 07.12.2017 19:53
  • Haber Giriş : 08.12.2017 11:39
  • Etkinlik : 06.12.2017

Medeni Haklarda Geriye Gidiş Var

İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Kadın Hakları Merkezi Koordinatörü Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, 5 Aralık Türk Kadınına Seçme ve Seçilme hakkının verilmesinin 83. Yıldönümü nedeniyle Kanal B Televizyonunun ana haber bülteninde kadın sorunlarına ilişkin görüşlerini aktardı.

1934 yılında Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesi ve ilk seçimde 18 kadın milletvekilinin Meclis’e girmesini ‘dünya çapında bir olay’ olarak niteleyen Tuskan, “Meclisinde en fazla kadın milletvekili olan dünyada ikinci durumdaki ülkeyiz. 1930’lu yıllarda peş peşe devrimlerin yapılması ve bunların hayata geçirilmesi, Türkiye’nin modernleşmesine büyük katkı sağlamıştır” dedi.

Sonraki yıllarda meydana gelen gelişmelerin bu büyük başarıyı gölgeler nitelikte olduğunu vurgulayan Aydeniz Tuskan şöyle devam etti: “Çünkü zaman içinde kazanılan medeni haklar son 15 yılda büyük gerileme yaşamış ve kazanımlar yitirilme noktasına gelmiştir. Medeni Kanunun dışında dini motiflere dayanan yeni uygulamalar getirilmektedir. Müftülüklere nikâh kıyma yetkisi tanındı. Boşanmalar şimdi mahkemelerde gerçekleşiyor, arabuluculuk sisteminin boşanma ve diğer medeni kanun uygulamalarına da yansıtılacağı yönünde çok ciddi endişelerimiz var”.

Türk siyasetine bugün erkek egemen anlayışın hâkim olduğunun altını çizen Tuskan, bu ortamda kadının sesinin pek çıkmadığını, kadın haklarını savunan ve eşitlikçi bir anlayışa sahip, biat kültürüyle yetişmemiş, birey olmuş kadınların ancak mücadele verebildiğini anlattı.

Kadınların toplumda erkekle eşik haklara sahip birey olması gerektiğine vurgu yapan Aydeniz Alisbah Tuskan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak bunu bireysel mücadeleler sağlayamaz. Devletin bakış açısının kadını birey olarak kabul etmesi ve düzenlemeleri bu anlayışla yapması lazım. Anayasada, yasalarda ve uluslar arası sözleşmelerde bu açıdan devlete verilmiş görevler var. Bu görevler yerine getirildiği takdirde kadın eğitilecek, erkekle eşit kılınacak ve toplumsal hayat güçlendirilecektir”. 

Programda, kadına şiddet, kadın cinayetleri, yaşam hakkı, eğitim sistemi, kadın istihdamı ve yasal düzenlemeler de ele alındı.

YAZDIR
Yükleniyor...