Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 06.07.2017 13:48
  • Haber Giriş : 13.07.2017 14:00
  • Etkinlik : 12.07.2017

Olağanüstü Hale Karşın Adil Ve Etkili Muhakeme Hakkı

İstanbul Barosu Adil Yargılama Takip Merkezince düzenlenen OHAL Forum Dizisinin ilki, 6 Temmuz 2017 Perşembe günü saat 14.00’da Baro Kültür Merkezi Konferans Salonunda yapıldı.

Forumun açılışında konuşan İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Prof. Dr. Serap Keskin Kiziroğlu, 21 Temmuz’dan bu yana, yaklaşık bir yıldır OHAL rejimi altında yaşadığımızı söyledi.

Ortada bir OHAL olmadığı halde daha önce Meclis’te görüşülen iç güvenlik yasasının içersine Anayasamızda yeralan OHAL kavramlarına ilişkin yasa hükümleri serpiştirildiğini belirten Kiziroğlu,  OHAL’e geliş sürecini şöyle anlattı: “Geliyorum diyen ve bilinen biri örgüt vardı ve onların her istediği yapılıyordu. Bu örgütün anayasal düzene ve cumhuriyete bir tehdit oluşturduğu yolunda uyarılar da yapılıyordu.  Örgüt, herkes tarafından bilinen bir yapıydı. 17-25 Aralık’tan sonra örgüt, onunla beraber yürüyenler tarafından da görülür hale geldi. Devletin kılcal damarlarına sızdılar. Bir yandan FETÖ örgütü sızıntıları ile mücadele edilirken, bir yandan da benzer başka cemaatlerle aynı yolda yürünmeye devam edilmemelidir. Bu yönetimsel yanlışlar devleti çatırdatıyor”.

Devletin ciddi bir örgütlenme olduğunun altını çizen Kiziroğlu, devletin insan için, temel hak ve özgürlükler için var olduğunu, hukuk düzeni olmayan bir yapılanmaya da devlet denilemeyeceğini, devletin devlet olabilmesi için hukuk devleti olması gerektiğini bildirdi. Serap Keskin Kiziroğlu, hukuk devletinde tehlikeler ve tehditler ortaya çıktığında, olağanüstü hal rejimlerine başvurulduğunu, bu rejimlerin geçici bir süre için hukuksal düzenin bir parçası olduğunu, ancak hukuksuzluklara sebep olmaması gerektiğini anlattı.

Adil Yargılama Takip Merkezi Başkanı Av. Aynur Tuncel Yazgan, adil yargılanma, geniş kapsamlı bir hak olduğunu vurguladı ve bu hakkın alt başlıklarının da bulunduğunu söyledi.  Adil muhakeme hakkının bunlardan biri olduğunu belirten Yazgan, bu hakkın adil yargılama hakkının özünü oluşturduğunu bildirdi. Yazgan bu hakkın içinde bulunan ve forumda tartışılacak olan hakları ise şöyle sıraladı: Silahların eşitliği, çelişmelilik, delil elde etme ve delillerin kullanılması kuralları, hukuka uygunluk, değerlendirme dışı bırakılma, kendini suçlamama, tuzağa düşürülme, işleme katılma.  

Hukuk devletinde etkili muhakeme hakkına erişimin elverişli olması gerektiğinin altını çizen Aynur Tuncel Yazgan, “Devlet bu tür hakların düzenlenmesi ile başvuru yollarını sağlamakla yükümlüdür. İçinde bulunduğumuz OHAL koşullarında adil muhakeme hakkını etkili bir şekilde kullanabiliyor muyuz, haklarımız nasıl sınırlanabiliyor, Avrupa hukukunun bize getirdikleri nelerdir, ilan edilen olağanüstü hal ölçütlere uygun mudur, bu forumda bunları ele alacağız” dedi. 

Adil Yargılama Takip Merkezi Genel Sekreteri Av. Gözde Şen, adil ve etkili muhakeme hakkının özellikle bugünlerde çok tartışmalı olan İHAS’ın 6.maddesinde kendini bulan bir alan olduğunu, bunun dışında ağırlıklı olarak İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’nin Türkiye hakkında verilen kararları ve Anayasa Mahkemesi’nce verilen kararlar nedeniyle de gündemden düşmediğini söyledi.

Anayasamızın 90. Maddesinin son fıkrası uyarınca temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmelerle kanun hükümlerinin birbiriyle çelişkili ifadeler içermesi durumunda bu temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşme hükümleri esas alındığını hatırlatan Şen, şu soruyu sordu: “Peki, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararları ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi biz Türk hukukçuları OHAL döneminde ne kadar ilgilendiriyor? OHAL’de Anayasa m. 15 göz önüne alındığında bu faydayı sağlamamızın önünde engel teşkil edecek durumlar nelerdir? İHAM, OHAL İnceleme Komisyonuna verdiği destekle kendi fonksiyonunu ve de Sözleşme’nin fonksiyonunu re’sen bertaraf etmiş oluyor mu?”

Forumun ilk konuşmacısı, Antalya Barosu İnsan Hakları Merkezi Üyesi Av. Hasan Kemal Elban, detaylara inen konuşmasında hükümet tarafından İnsan hakları Avrupa Sözleşmesinin 15. Maddesine göre, yapılan yükümlülük azaltma bildiriminin içeriği, OHAL döneminde mahkemeye erişim hakkı, çelişmeli yargılama, silahların eşitliği, hakkaniyete uygun yargılanma, etkili başvuru hakkı gibi güncel sorunları ana ilkeler çerçevesinde değerlendirdi.

İstanbul Barosu Adil Yargılama Takip Merkezinden Av. Metin Narin de Anayasa Mahkemesinin OHAL döneminde hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin bakışı, anayasanın 15. Maddesine ait eylemli yorumu ile ortaya çıkan pratikle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

İki meslektaşımızın sunumunun tamamlanmasından sonra tartışma bölümüne geçildi.

YAZDIR
Yükleniyor...