Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 06.05.2016 10:42
  • Haber Giriş : 02.05.2016 09:08
  • Etkinlik : 27.04.2016

Medya Yoluyla İşlenen Fiillerde Hukuki Ve Cezai Sorumluluk

İstanbul Barosu Basın ve İletişim Komisyonu ile Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesinin ortaklaşa düzenledikleri ‘Medya (yazılı, görsel ve internet) yoluyla İşlenen Fiillerde Hukuki ve Cezai Sorumluluk’ konulu panel, 27 Nisan 2016 Çarşamba günü saat 10.00’da Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Âdem Çelik Konferans Salonunda yapıldı.

Açılışta konuşan Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ercan Akyiğit, Medya imkânlarını kullanmanın modern, demokratik toplumların vazgeçilmezlerinden olduğunu söyledi.  

Her bir bireyin ulusal ve uluslararası alanda olandan bitenden haberdar olmasının, bilgi edinme bakımından da temel bir hak olduğunu göz ardı etmemek gerektiğini belirten Akyiğit, çeşitli uluslararası düzenlemelerde, yargı kararlarında, basın özgürlüğünün temel bir insan hakkı veya temel bir özgürlük olarak kabul görüldüğünü bildirdi.

Bu temel hak ve özgürlüğün sınırsız olması ya da ne ölçüde sınırlanabileceği konusunda ciddi sorunlarla karşı karşıya bulunulduğunu hatırlatan Akyiğit, “Anayasada basın ve ifade özgürlüğünün özüne dokunmadan sınırlanabileceği yolunda hüküm bulunsa da maalesef ben kendimi bildim bileli basın özgürlüğünün tartışılır olduğuna tanık olmuşumdur” dedi.

İstanbul Barosu Basın ve İletişim Hukuku Komisyonu Başkan Yardımcısı Av. Cemilcan Akdoğan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. Maddesi ile ifade özgürlüğünün en temel özgürlük olarak hüküm altına alındığını söyledi. Gelişen teknolojinin iletişim olanaklarını artırdığını ve ifade özgürlüğüne katkıda bulunduğunu belirten Akdoğan, ancak bunun yanı sıra bu gelişmelerin yeni suçların oluşmasına zemin hazırladığını, medya yoluyla suç işleyen kişilerin hukuki ve cezai sorumluluklarının doğduğunu bildirdi.

İfade özgürlüğü bağlamında basın özgürlüğünün çok önemli bir yere sahip olduğunun altını çizen Akdoğan,  “Ancak kişilerin hak ve özgürlükleri ile basın özgürlüğü çatışmamalı, bu anlamda gereken önlemler alınmalıdır. İfade özgürlüğü, basın özgürlüğü, eleştiri hakkı gibi kavramlar ile bu kavramların, bu hakların kullanımı sırasında sınırın aşılarak bir sorumluluk doğması arasındaki çelişki çok iyi belirlenmesi gereken bir husustur” dedi. 

İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Süreyya Turan da, demokratik bir toplumda insanların haber alma ve öğrenme hakkının yerine getirilmesinde basının çok önemli olduğuna inandığını, bu nedenle basının özgür olması ve bu özgürlüğün yasal çerçevede korunması gerektiğini söyledi.

Nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin basın özgürlüğüne ilişkin pek çok kararı bulunduğunu hatırlatan Turan, bu kararların Türkiye açısından bağlayıcı olduğunu bildirdi. Turan, “Özgür bir basın kamuoyu adına eleştiri ve denetim hakkını da kullanmaktadır. Bu nedenle ülke yöneticilerinin, siyasetçilerinin basınının eleştirilerine karşı daha hoşgörülü olmaları gerekiyor” dedi.

Av. Süreyya Turan’ın yönettiği ilk oturumda konuşan Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Caner Yenidünya, ceza hukuku açısından basın özgürlüğünü değerlendirdi. Basın özgürlüğünde hakkın kullanılmasının hukuka uygunluk sebepleri üzerinde duran Yenidünya, hukuka uygunluk ölçütlerini tek tek ele alarak açıklamalarda bulundu.

Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serkan Köybaşı, basın özgürlüğünün halk ve demokrasi için gerekli olduğunu, “Aslında suç işlediği iddiasıyla gözaltına alınan, tutuklanan gazeteciler değil halkın haber alma özgürlüğüdür” dedi.

Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Tülay Kitapçıoğlu da, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesinin basın özgürlüğüne ilişkin kararları üzerinde durdu ve bazı örnekler verdi.

İkinci oturumu Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Cihan yönetti. Bu oturumda konuşan İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali kemal Yıldız,  medya yoluyla işlenen fiillerde cezai sorumluluk konusunu ele aldı. Yıldız konuşmasında, medyada işlenen suç türleri ve bunlara ilişkin cezai yaptırımlar üzerinde durdu.

İstanbul Barosu Basın ve İletişim Hukuku Komisyonu Yürütme Kurulu Üyesi Av. Hazal Algan, salt ifade suçu kavramı, tanımı, çeşitleri ve özelliklerini ele aldı. Algan, TCK’da yapılan düzenlemelere göre, basın suçlarında hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik, suçu ve suçluyu övme suçları hakkındaki yaptırımları anlattı.

İstanbul Barosu Basın ve İletişim Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Erkan Sarıtaş, ‘ceza muhakemesinin yürüyüşünde basın’ konulu bir sunum gerçekleştirdi. Sarıtaş sunumunda, soruşturma konusu olan olay hakkında yayın yasağı, soruşturmanın gizliliği, açık ya da kapalı duruşmada yayın yasağı ve masumiyet karinesi konuları üzerinde durdu.

Panelin son oturumunu Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Hulki Cihan yönetti. Bu oturumda konuşan Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hülya Atlan, medya yoluyla işlenen kişilik hakkı ihlallerinde manevi tazminatın belirlenmesi konusunu anlattı.

İstanbul Barosu Basın ve İletişim Hukuku Komisyonu Genel Sekreteri Av. Kemal Bahriyeli, ‘İnternet medyası yoluyla kişilik haklarına saldırı ve özel hayatın gizliliğinin ihlali hallerinde hukuki korunma yolu olarak erişimin engellenmesi ve içeriğin kaldırılması’ konulu bir sunum gerçekleştirdi.

Oturumun son konuşmacısı İstanbul Barosu Basın ve İletişim Hukuku Komisyonu Yürütme Kurulu Üyesi Av. Aslı Çalışkan da yazılı ve görsel medyada tekzip konusunu anlattı.

YAZDIR
Yükleniyor...