Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 23.04.2016 15:06
  • Haber Giriş : 22.04.2016 13:28
  • Etkinlik : 20.04.2016

Enerji Piyasalarında Üretici Ve Tüketici Sorunları Iı

İstanbul Barosu Enerji Hukuku Komisyonunca düzenlenen ‘Enerji Piyasalarında Son düzenlemeler Çerçevesinde Üretici ve Tüketici Sorunları’ konulu panel dizisinin ikincisi 20 Nisan 2016 Çarşamba günü saat 14.00’da İstanbul Adalet Sarayı Seminer Salonunda yapıldı.

Panelin açılışında konuşan İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Durakoğlu, 1980’li yıllarda elektrik sektöründe başlayan yeniden yapılanma sürecinin pek çok kavramları hukukumuza kattığını söyledi. 2001 yılında Elektrik Piyasası Düzenleme Kanunu yürürlüğe girince enerji konusunun daha çok konuşulur duruma geldiğini belirten Durakoğlu, “Bütün bunlar yeni süreçler de yarattı. Özellikle kamunun ağır yatırımlardan vazgeçiyor olması, lisanslı yeni alanların ayrılıyor olması, üretim, iletim, dağıtım, toptan satış, perakende satış, ithalat, ihracat kavramlarını ayrı ayrı değerlendiren bir tablo ortaya çıkanca bizim de bu süreçleri konuşmamız gereği ortaya çıktı” dedi.

Bu anlamda enerji piyasasındaki gelişmelerin enine boyuna konuşulup tartışılması için dört oturumdan oluşan bir paneller dizisinin gerçekleştirilmesine karar verildiğini, bugün bu panellerin ikincisinin gerçekleştirildiğini kaydeden Mehmet Durakoğlu, dört oturumda ele alınacak konularla ilgili yararlı sonuçlar çıkacağını umduğunu, özellikle Yargıtay’ın ilgili dairelerine gidecek bazı mesajların önemli sonuçlar doğurabileceğine inandığını bildirdi.

İstanbul Barosu Enerji Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Aslı Aydınöz de konuşmasında Komisyon olarak sektördeki kuruluşları hukukçularla buluşturmak ve birlikte bir çalışma ortamı sağlamak için etkinlikler yaptıklarını söyledi. Enerji piyasası ile ilgili düzenlenen bundan önceki panelde petrol ve doğalgaz konusunun uzmanlarınca ele alındığını belirten Aydınöz, bugünkü panelde ise elektrik piyasasının iki değerli uzman tarafından irdeleneceğini bildirdi.

Daha sonra panel oturumuna geçildi. Oturumu, Enerji Hukuku Komisyonu Üyesi Av. Arif Nihat Alpsoy yönetti.

Elektrik Dağıtım şirketleri (ELDER) Hukuk Müşaviri Av. Şadi Büyükkeçeci, ‘Elektrik Piyasasında Üretim ve Dağıtım Sorunları’ konulu bir sunum gerçekleştirdi. Konuşmasında 1900’lü yıllardan günümüze elektrik sektöründeki gelişmeleri özetleyen Büyükkeçeci, piyasadaki özelleştirmelerin 2009 yılında başladığını, 2013 yılında da tamamlandığını bildirdi.

Özelleştirmelerde başlangıçta bazı sorunlar yaşandığını, çünkü devletten alınan kadrolarla çalışmak zorunda kalındığını kaydeden Büyükkeçeci, özelleştirmede mülkiyet yine TEDAŞ’ta kalmak kaydıyla işletme hakkının 30 yıllığına özele geçtiğini söyledi. Bir süre sonra perakende sektörünün ayrıldığına işaret eden Büyükkeçeci, “Biz burada dağıtımı, yani şebekeyi işletmeyi ele alacağız. Arızalara biz bakıyoruz, yeni tesislere biz bakıyoruz, yeni trafolar kuruyoruz, yer altına biz alıyoruz. Türkiye’de 21 dağıtım bölgesi var. Bunların hepsine EPDK 5 yıl için 5 milyon TL yatırım öngördü. Dağıtım şirketlerinin talebi 27 milyon TL idi. Fakat tarife ve zam baskısı nedeniyle hükümet buna taraftar olmadı” dedi.

Vatandaşın özelleştirmeyle birlikte büyük bir beklenti içersine girdiğini hatırlatan Şadi Büyükkeçeci, ancak beklentilerin bir anda gerçekleşmediğini, işlerin alınan para ve yatırımlarla gerçekleştirildiğini, en çok da belediyelerle sıkıntı yaşandığını, bir takım anlaşmazlıkların yargıya taşındığını, bunun da uzun zaman aldığını anlattı.

Siemens Enerji Üretimi Direktörü Sinan Bubik de Enerji üretiminin mantığı ve kullanılan bazı kavramlar ve enerji türleri hakkında bilgi verdi.

Nükleer enerjiyi en temiz enerji olarak niteleyen Bubik, ancak bu enerji türünün de ciddi sakıncaları bulunduğunu anlattı. Türkiye’de nükleer enerji dışında diğer enerji türlerinin hepsinin bulunduğunu belirten Sinan Bubik, Türkiye’de şu anda 74 bin megavatlık kurulu bir güç olduğunu söyledi. Bubik şöyle devam etti: “Özelleştirmelerde kapasitenin %78’i özel işletmelerin eline geçti. Geçtiğimiz yıllarda büyümeye paralel ciddi anlamda enerji piyasasında yatırım oldu. Bu yatırımlar bilançoları şişirdi, yeni yatırım olanaklarını sıkıntıya soktu. Türkiye’nin önünde enerji sektörü açısından en önemli soru budur. Son yıllarda büyüme oranlarının düşmesiyle ortalama 75 bin megavatlık gücün 10 bin megavatlık arz fazlası bulunduğunu biliyoruz. Bu da arz-talep dengesi açısından elektrik fiyatlarının bir ölçüde düşmesi anlamına geliyor”.

YAZDIR
Yükleniyor...